Harun İstenci
Harun İSTENCİ
Kurucu ve Yönetici
 1997 yılında İstanbul'da dünyaya geldi ve memleketi Kastamonu. Çocukluğundan bu yana bilgisayar sistemleri üzerinde çalışıyor ve internet üzerinde içerik üretiyor...

Kişisel Web Sitesi: harunistenci.com

Öne Çıkan Şehirler

İstanbul
Sivas
Safranbolu
Kastamonu
Eskişehir
Edirne
Denizli
A320 Ailesi Aero Spacelines Afyonkarahisar Airbus Aliya İzzetbegoviç Almanya Amasya Ankara Antik Kent Antonov Araç Arkadaşlar Arkeoloji Avrupa AWACS Aydın Aydın Çufaoğlu Ayvalık Azdavay Baden-Württemberg BAE Systems Balıkesir Basın Açıklaması Bedesten Bergama Beşiktaş Beyoğlu Bilecik Blog Boeing Bolu Bombardier Bosna Hersek Breguet Bursa Cami Cide Concorde CSS Eğitimleri Çarşı Çevre Denizli Developer Doğa Douglas Aircraft Company EADS Edirne Efes Eğitim Eğlence Eminönü Erasmus Erzincan Eskişehir Fatih Fokker Fransa Galeri Gar Gebze Göl Göynük Guppy Gürün Haber Hamam Han Harun İstenci Havacılık Hayvanlar Heidelberg Heykel Ilgaz Ilyushin İğdir İnsanlar İnternet İsmail Ulukaya İstanbul İşletim Sistemleri İzmir İzmit Jumbo Jet Kadıköy Kale Kanyon Karaağaç Karabük Karşılaştırma Kartepe Kastamonu Kemaliye Keşfet Kilise Kocaeli Konak Konya Köprü Külliye Küre Linus Torvalds Linux Lockheed Lockheed Martin Ludwigshafen Maltepe Mannheim Marmaris McDonnell Douglas Medrese Merak Edilenler Microsoft Moda Motivasyon Muğla Muhammet Ali Sağlar Müze Nedir Ortaköy Osmangazi Paris Safranbolu Sakarya Sapanca Sivas Sivrihisar Siyaset Sorun Çözümü Strasbourg Stratolaunch Suhoy Sukhoi Süpersonik Şelale Şile Tarih Tarihe Yön Verenler Taşköprü Trakya Tupolev Türbe Ubuntu Uçaklar United Aircraft Coorparation Üsküdar Vickers Vickers-Armstrongs Limited Video Wilfrid Voynich Windows Windows10 Windows7 Yazılım Yelken Yerler Yollar Yurt dışı

McDonnell Douglas MD-12
 1950'lerde jet motorların uçaklarda kullanılmaya başlanmasıyla 1960'larda havayolu taşımacılığında bir talep patlaması olmuştu. Havacılık tarihinin ilk jumbo jet modeli Boeing 747’nin tohumları da 1960'ların ortalarında atılmıştı PAN AM yani Pan American World Airways Boeing’den 350-400 kişi taşıyabilen bir uçak yapmasını istediğinde büyük uçakların tarihi de yazılmaya başlanmıştır. Boeing 747 projesinin başındaki isim ve Boeing 747’nin babası olarak bilinen Joe Sutter ve ekibi Boeing’in içinde bulunduğu mali dar boğaza ve ellerindeki kısıtlı zamana rağmen projeyi tamamlamayı başarmıştı. O yıllarda hiç kimse jumbo jetlerin yolcu taşımacılığında parlak bir geleceği olacağını düşünmüyordu. Özellikle Concorde’dan sonra herkes geleceğin ses hızının üzerinde olduğu noktasında birleşmişti. Ancak süpersonik jetlerin pahalı birer oyuncak olduğu çok geçmeden anlaşıldı. Hem üretim maliyetleri hem de yüksek yakıt tüketimleri süpersonik jetler yerine yolcu başına düşük maliyetleri sahip yüksek kapasiteli, büyük, hatta dev yolcu uçaklarını ön plana çıkarttı…
McDonnell Douglas MD-12 - 3B
McDonnell Douglas MD-12 - 3B
 Ölü bir proje olarak doğan Tupolev Tu-144, Boeing’in sadece prototip olarak ürettiği 2707 ve son olarakta 2000 yılında kazasından sonra Concorde tarihe karışarak ses hızının üzerinde seyahat etmeyi tarihin tozlu sayfalarında bıraktılar, artık herkes havacılığın geleceğini düşük maliyetler de, yani tek seferde mümkün olduğunca fazla yolcuyu taşıyabilmek olduğunu biliyordu. Boeing 747 ve onunla yakın zamanda piyasaya çıkan dönemin en büyük uçak üreticilerinden McDonnell Douglas’ın DC-10 modeli yüksek kapasitelere, operasyon başını yüksek, ancak yolcu başına düşük maliyetleri ile havayolu firmalarının göz bebeği oldu.

 Boeing 747’nin ürün gamı genişlemeye devam ederken, DC-10 bir takım tasarım hataları nedeniyle büyük kazaları karışıyor ve bu hem McDonnell Douglas markasının hem de DC-10’un imajını sarsıyordu. 1988 yılında son DC-10 üreten McDonnell Douglas, yeni 3 motorlu modeli MD-11’in ilk uçuşu için gün sayıyordu. Airbus A340 ile aynı zamanlara denk gelen bir proje aşamasından sonra rekabetin tam ortasına doğan MD-11 Avrupalı rakibi Airbus A340’a karşı verdiği savaştan mağlup ayrılacaktı.
McDonnell Douglas MD-12 - swissair
 MD-11’in gökyüzüyle buluşmasından 2 sene sonra, 1992 yılında McDonnell Douglas tarihinin en iddialı projesini açıkladı. Süper Jumbo olarak nitelendirilen uçak çift katlı bir yapıya sahipti, yeni modelin ismi MD-12'ydi. MD-12 klasik 3 sınıf konumlandırması 375 yolcu kapasiteli olacaktı, tüm koltukların ekonomi sınıfı olması halinde ise 515 kişilik kapasiteye ulaşacaktı. MD-12 bu yapısıyla kendisinden yıllar sonra piyasaya çıkacak olan Airbus A380’i andırıyordu. MD-11’in devam niteliğinde, ancak ondan çok daha büyük olan ve MD-12’nin dört motorlu olması planlanıyordu. 1992 yılında projenin açıklanması havacılık dünyasında büyük bir sansasyon yaratmıştı, ilk kez tam manası ile çift katlı bir uçaktan bahsediliyordu, Boeing 747’nin karakteristik kalbur tasarımın ötesinde, kuyruk kısmına kadar uzanan 2. kat, yolcu kapasitesi açısından da büyük bir ilerleme vaat ediyordu ve MD-12, 22 yıldır havacılık dünyasının dev jeti olan Boeing 747’den bile daha fazla yolcu alacaktı. Yeni modelin Boeing 747’yi tahtından indireceği konuşulmaya başlanmıştı.
McDonnell Douglas MD-12 üç farklı görünüm.
McDonnell Douglas MD-12 üç farklı görünüm.
 1990 yılında patlak veren Körfez savaşının havacılık sektörüne yansımaları çok acıydı, sektör 1908’den 1990’a kadar elde ettiği kâra eşit miktarı 1991-1992 yılları arasında kaybetti. Pan American World Airways, Eastern Airlines ve Midway Airlines gibi üç büyük devin uçak filolarının Mojave Çölünde kaderine terk edildiği bir kriz ortamında MD-12’nin hiç şansı yoktu. McDonnell Douglas MD-12’yi 1996 yılında gökyüzüyle buluşturmayı hedefliyordu, ancak çift katlı uçak geliştirmek ve üretmek büyük bir bütçe gerektiriyordu. McDonnell Douglas 1990'lı yıllarda yaşadığı mali krizle giderek derinleşiyordu. MD-11 projesinden beklenen verimin alınamaması ardından süper jumbo jet projesi içinde tehlike çanları çalmaya başlamıştı. McDonnell Douglas’ın MD-12 projesinde yaşadıkları, Boeing’in 747’yi üretirken yaşadıklarının bir tekrarı gibiydi aslında. Ancak McDonnell Douglas’ın arkasında Pan American World Airways gibi sadık bir müşterisi yoktu. Boeing 747 daha geliştirme aşamasındayken Pan American World Airways 25 adet sipariş vermiş ve Boeing'in dar boğazdan kurtulmasına vesile olmuştur. Ancak MD-12 tek bir sipariş bile alamadı. Firmaların uzun menzilli uçak alımı gibi ince eleyip sık dokudukları bir konu üzerinde de hele ki havacılık tarihinin en büyük krizinin üstüne kimse MD-12 için sipariş vermedi. Medyanın desteğine ve onca sansasyona rağmen McDonnell Douglas MD-12 projesini iptal etti. MD-12 sadece bir proje olarak kaldı, bir tane bile üretilemedi. Proje tozlu raflardaki yerini aldıktan yıllar sonra Airbus A380 göklerde süzülmeye başladı. Tüm dünyanın uzun menzilli, yüksek kapasiteli uçak ihtiyacı artmışken ve Boeing 747’de eskimiş iken ortaya çıkan Airbus A380, günümüzde çift katlı yolcu uçağı hayalinin en somut halini yansıtıyor.

MD-12 verileri;

Genel Özellikler MD-12
Mürettebat 2 kişi
Yolcu Sayısı 430 ila 511 arası
Uzunluk 63.40 metre
Kanat açıklığı 64.92 metre
Kuyruk yüksekliği 22.55 metre
Kanat alanı 543.1 m²
Maksimum kalkış ağırlığı 430,500 kg
Menzil 14,825 km
Tipik yer hızı 1,050 km/h
Motorlar (x4) 4× General Electric CF6-80C2 turbofans, 61,500 lbf (274 kN) her birinde
Yazının içeriği Kerem Gök adlı kişinin YouTube kanalından alınmıştır.

Bu içerik Harun İstenci tarafından aşağıda belirtilmiş olan kategoriler altında oluşturulmuş ve yayınlanmıştır. İçeriğin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur. | İstenci Systems
Yazar Bilgisi: Harun İstenci Hakkında
Harun İstenci Hakkında
1997 yılında İstanbul'da dünyaya geldi ve memleketi Kastamonu. Çocukluğundan bu yana bilgisayar sistemleri üzerinde çalışıyor ve internet üzerinde içerik üretiyor...
Harun İstenci Resmi Web Sitesi Hakkında Daha Fazla >

1950'lerde jet motorların uçaklarda kullanılmaya başlanmasıyla 1960'larda havayolu taşımacılığında bir talep patlaması olmuştu. Havacılık tarihinin ilk jumbo jet modeli Boeing 747’nin tohumları da 1960'ların ortalarında atılmıştı PAN AM yani Pan American World Airways Boeing’den 350-400 kişi taşıyabilen bir uçak yapmasını istediğinde büyük uçakların tarihi de yazılmaya başlanmıştır. Boeing 747 projesinin başındaki isim ve Boeing 747’nin babası olarak bilinen Joe Sutter ve ekibi Boeing’in içinde bulunduğu mali dar boğaza ve ellerindeki kısıtlı zamana rağmen projeyi tamamlamayı başarmıştı. O yıllarda hiç kimse jumbo jetlerin yolcu taşımacılığında parlak bir geleceği olacağını düşünmüyordu. Özellikle Concorde’dan sonra herkes geleceğin ses hızının üzerinde olduğu noktasında birleşmişti. Ancak süpersonik jetlerin pahalı birer oyuncak olduğu çok geçmeden anlaşıldı. Hem üretim maliyetleri hem de yüksek yakıt tüketimleri süpersonik jetler yerine yolcu başına düşük maliyetleri sahip yüksek kapasiteli, büyük, hatta dev yolcu uçaklarını ön plana çıkarttı…

Yorum Gönderme

Yorum alanı herkese açıktır. Olağan dışı bir yorum algılandığında topluluk politikalarımız gereğince 24 saat içinde kaldırılacaktır.

[blogger][disqus]

Author Name

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.