Harun İstenci
Harun İSTENCİ
Kurucu ve Yönetici
 1997 yılında İstanbul'da dünyaya geldi ve memleketi Kastamonu. Çocukluğundan bu yana bilgisayar sistemleri üzerinde çalışıyor ve internet üzerinde içerik üretiyor...

Kişisel Web Sitesi: harunistenci.com

Öne Çıkan Şehirler

İstanbul
Sivas
Safranbolu
Kastamonu
Eskişehir
Edirne
Denizli

Sağlayan: "Cami"

A320 Ailesi Aero Spacelines Afyonkarahisar Airbus Akıllı TV'ler Aliya İzzetbegoviç Almanya Amasya Android Android TV Ankara Antik Kent Antivirüs Antonov Araç Arkadaşlar Arkeoloji Avrupa AWACS Aydın Aydın Çufaoğlu Ayvalık Azdavay Baden-Württemberg BAE Systems Balıkesir Basın Açıklaması Bedesten Bergama Beşiktaş Beyoğlu Bilecik BioShock Blog Blogger Boeing Bolu Bombardier Bosna Hersek Breguet Bursa Cami Cide Concorde CSS Eğitimleri Çamlıca Tepesi Çarşı Çeşme Çevre Defender Denizli Doğa Douglas Aircraft Company EADS Edirne Efes Eğitim Eğlence Elektronik Aletler Eminönü Erasmus Erzincan Eskişehir Fatih Fokker Fransa Galeri Gar Gebze Göl Göynük Grand Theft Auto Guppy Gürün Haber Hamam Han Harun İstenci Havacılık Hayvanlar Heidelberg Heykel Ilgaz Ilyushin İğdir İnsanlar İnternet İsmail Ulukaya İstanbul İstenci Developer İstenci Education İstenci Security İstenci SEO İstenci Studios İşletim Sistemleri İzmir İzmit Jumbo Jet Kadıköy Kale Kanyon Karaağaç Karabük Karşılaştırma Kartepe Kastamonu Kastamonu Türbe Kemaliye Keşfet Kilise Kocaeli Konak Konya Köprü Köyler Kule Külliye Küre Linus Torvalds Linux Lockheed Lockheed Martin Logitech Ludwigshafen Maltepe Mannheim Marmaris McDonnell Douglas Medrese Merak Edilenler Microsoft Moda Motivasyon Muğla Muhammet Ali Sağlar Müze Nedir Ortaköy Osmangazi Oyun Oyunlar Paris PC PHP Saat Kulesi Safranbolu Sakarya Salgın Sapanca SEO Siber Güvenlik Sivas Sivrihisar Siyaset Sorun Çözümü Strasbourg Stratolaunch Suhoy Sukhoi Süpersonik Şelale Şile Tarih Tarihe Yön Verenler Taşköprü Teknoloji Trakya Tupolev Türbe TV TV Kutuları Ubuntu Uçaklar United Aircraft Coorparation Üsküdar Veba Vickers Vickers-Armstrongs Limited Video Web Tasarım Wilfrid Voynich Windows Windows 11 Windows10 Windows7 WooCommerce WordPress Yardım ve Destek Yazılım Yelken Yerler Yollar Yurt dışı
Cami etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Üsküdar Mihrimah Sultan Camii (Külliyesi) - İstanbul
Mimar Sinan'ın Şehzade Camii ile aynı zamanda bitirdiği bu külliye, caminin cümle kapısı üzerindeki Arapça kitabeye göre 1548'de Kanuni'nin kızı Mihrimah Sultan tarafından yaptırılmıştır. Külliye bir cami, medrese, türbe, sıbyan mektebi, han, imarathane ve tabhaneden oluşmaktaydı. Bunların ancak bir kısmı günümüze kadar ulaşmıştır.

Mimar Sinan'ın sultan ve vezirler için yaptığı bütün yapılar gibi Üsküdar İskelebaşı'nda yaptığı bu cami de onun sürekli mekan araştırmaları içinde yeni bir sınamadır. Müezzin mahfili giriş kapısı üzerindedir. Namaz mekanının dış biçimlenişi açısından bu cami Mimar Sinan'ın geometrik kuruluşu en saf olan yapılarından biridir. Mermerden mukarnaslı mihrap ve mermer minber klasik dönem özelliklerini taşımaktadır. Caminin en etkili öğesi klasik son cemaat mahallini çevreleyen geniş ikinci sıra revak ve denize doğru çıkan şadırvanlı köşküdür. Denize uzanan bir köşk altındaki bu mermer şadırvanın planı yirmi köşeli bir poligondur. Geometrik desenli şebekeleri vardır ve konumu itibariyle İstanbul'un en güzel abdest alma yerlerinden biridir. Dış avlunun asimetrik girişleri ve merdivenleri de bugün bu yapının güzelliğini arttıran öğelerdir.

Girişi, caminin dış revakından gelindiğine göre yerleştirilmiştir olan 16 hücreli medresenin cami ile paralel olabilecekken biraz daha kuzeye dönük yapılması vaziyet planındaki yerleşme düzeninin kıyı çizgisini izlediği kanısını uyandırmaktadır. Dershane ve onun iki yanındaki odaların önündeki avlu revağı, cami tarafında avlu duvarının önünde dönmektedir. Mimar Sinan bir çok medresesinde bir tarafı serbest bırakılmış medrese avlusu düzenlemiştir. Caminin kıble tarafında ondan küçük bir yolla ayrılan Sıbyan Mektebi, kubbeli bir açık eyvan ve kapalı kubbeli bir dershaneden oluşmaktadır. Külliyenin haziresi ise caminin kıble tarafındadır. Burada klasik dönemlerden kalan değerli mezar taşları ve sandukalar bulunmaktadır.

Üsküdar Mihrimah Sultan Camii (Külliyesi) Nerede?

Edirne Selimiye Camii

Edirne, coğrafi konumu nedeniyle çok eski dönemlerden başlayarak tarih boyunca önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Şehir bu medeniyetlerden kalan antik yerleşimleri, camileri, bedestenleri, hanları, hamamları, arastaları, köprüleri ile müze-kent görünümündedir.

Mimar Sinan'ın 90 yaşında yaptığı ve "ustalık eserim" dediği Selimiye Camii, Osmanlı İmparatorluğu'na uzun yıllar başkentlik yapan Edirne'nin simgesidir. Osmanlı padişahı II. Selim tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Günümüzde UNESCO'nun 'Dünya Mirası' listesine aday olarak gösterilen Selimiye Camii, boyutları, teknik mükemmelliği ve estetik özellikleriyle Osmanlı sanatının ve dünya mimarlık tarihinin anıtsal eseridir.

[success title="Bilgi" icon="info-circle"] 71 metrelik yüksek minareleri ve büyük kubbesiyle, geçmişi 1575'e kadar uzanan Osmanlı İmparatorluğu camisi. [/success]
Harun İstenci'nin Edirne Selimiye Camisi ziyareti.
Harun İstenci'nin Edirne Selimiye Camisi ziyareti - 14 Ağustos 2019
[info style="background-color:#99860b;" title="Bilgi" icon="info-circle"]Mimar Sinan'ın ustalık eseri olan ve ihtişiamlı görünüşüyle kendine hayran bırakan Selimiye Camisi'nin pencerelerinin 5 kademeli oluşu İslam'ın 5 şartını, 4 vaaz kürsüsü 4 hak mezhebini, külliyedeki 32 kapı islamiyetin 32 farzını, 12 şerefe ise 12. padişah tarafndan yaptırıldığını ifade ediyor.[/info]

Kentsel sit alanı içinde bulunan Selimiye Külliyesi'nin dış avlusunda yer alan Darül-Kurra Medresesi, Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt'ın talimatıyla Vakıf Eserleri Müzesi olarak yapılandırılarak restorasyon projesi hazırlanmıştır. Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 15.12.2005 tarih 665 sayılı kararı ile onaylanan restorasyon projesi doğrultusunda onarımı tamamlanmıştır. Kurulun, 12.05.2006 tarih ve 878 sayılı kararı ile onaylanan teşhir-tanzim projesi doğrultusunda da teşhir tanzimi yapılmıştır.

Edirne Selimiye Camisi'nin Kubbesi
Edirne Selimiye Camisi'nin Kubbesi

Selimiye Vakıf Müzesi'nde sergilenen çini, maden, ahşap, hat eserler ile el yazma Kur'an'lar ve saatler çeşitli vakıf eserlerinden toplanmıştır. Medresenin odaları sergi mekanları olarak tanzim edilmiş, dershane bölümünde yapının özgün kullanımına uygun olarak canlandırma düzenlenmiştir.

Edirne'de Selimiye Camii Nerede?

Adres: Meydan, Mimar Sinan Cd., 22020 Edirne Merkez/Edirne

Bolu Yıldırım Bayezıd Camii

Yıldırım Bayezıd, Amasya Valiliği yaptığı döneme rastlayan (1389-1402) yıllarında kendi adına Bolu'da bir cami, medrese, çifte hamam ve kütüphaneden oluşan bir külliye yaptırmıştır. Bunlardan medrese ve kütüphane yıkılmış, hamam (Orta hamam) ise bir kaç kez onarım görmüş, şu anda orijinal haliyle kullanılmaktadır. İlk yapılan caminin duvarları kagir, iç direkleri, tavan ve çatısı ahşaptan Ulu Cami tipinde yapılmış. Bu yapı 1803 (Hicri 1218) yılında çıkan yangında tahrip olmuş ve yerine daha büyük ahşap cami yapılmıştır. Bu ahşap yapı 1891 (Hicri 1309) yılında ikinci defa yanmış ve tamamen yıkılarak temelden itibaren Sultan II. Abdülhamit Han tarafından 1901 (Hicri 1317) yılında yeniden yaptırılmıştır. Caminin orijinal kitabesi mevcut değildir. Kağıt üzerine sülüs celisiyle yazılmış Emiri'ye ait manzumede Yıldırım Bayezıd Han'ın bu Ulu Cami'yi yaptırdığı dünya ahvalinin gidişi ile caminin tamamen harap olduğu ve Sultan II. Abdülhamit Han'ın bu mukaddes evin yok olmasına razı olmayıp Zihni Paşa'ya yeniden yaptırdığı yazmaktadır.

Bolu Yıldırım Bayezıd Camii içi

18. yüzyılda Avrupa'da ki sanat akımlarından etkilenen Osmanlı mimarisinin özelliklerini yansıtan cami 1944 depreminde hasar görmüş, iki minaresi yıkılmış, biri kubbenin üstüne, diğeri çarşıya düşmüştür. Uzun süre hasarlı olarak kalan cami Vakıflar Müdürlüğü tarafından onarılmıştır. Bu onarımda Anadolu'da nadir görülen 18. yüzyıl Osmanlı mimarisi özelliklerini taşıyan ağırlık kuleleri, payandalar, giriş kapısındaki abidevi kemer ve sütunlar kaldırılarak camiye 16. yüzyıl klasik Osmanlı mimarisi görüntüsü verilmiştir.

1957 depreminden sonra ve 1984 yılında onarım gören Yıldırım Bayezıd Camii, 12 Kasım 1999 tarihindeki depremde tekrar hasarlı hale gelmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün kontrolünde Yukarı Çarşıyı Koruma Güzelleştirme ve Yardımlaşma Derneği tarafından 1901 yılındaki fotoğraflarından yararlanılarak hazırlanan restitüsyon projeleri doğrultusunda cami ilk günkü haline getirilerek 5 Kasım 2002 tarihinde restorasyonu tamamlanarak yeniden ibadete açılmıştır.

Caminin Dönen Denge Sütunları

Bolu’da bulunan tarihi Yıldırım Bayezit Camii’nin en önemli özelliklerinden biri olan ve 630 yıldır dönen denge sütunları görenleri büyülüyor. Caminin dengesi ve temelinde yaşanabilecek kaymalar bu sütunlar sayesinde kontrol ediliyor.
Bolu Yıldırım Bayezıd Camisinin Dönen Denge Sütunları ve Cami Görevlisi Tahsin Metin
Bolu Yıldırım Bayezıd Camisinin Dönen Denge Sütunları
Camiinin en büyük özellikleri ise mihrabın her iki tarafında dönen sütunları. Sütunlar camiinin statik dengesini ve geçirdiği depremlerde herhangi bir hasar alıp almadığını gösteriyor. Eğer sütunlar dönmezse, camiinin temelinde veya dengesinde bir bozukluk olduğu anlaşılıyor.
Bolu Yıldırım Bayezıd Camisinin Dönen Denge Sütunları ve Cami Görevlisi Tahsin Metin
Bolu Yıldırım Bayezıd Camisinin Dönen Denge Sütunları ve Cami Görevlisi Tahsin Metin

Yıldırım Bayezıd Camii Nerede?

Adres: Büyük Camii Mahallesi, 14100 Bolu Merkez/Bolu

Cami Görevlisi Tahsin Metin'e Teşekkürler

Bolu Yıldırım Bayezıd Camii Görevlisi Tahsin Metin
Bolu'nun bu meşhur ve tarihi camisini araştırmak ve yerinde incelemek için camiye adım attığımda beni karşılayan ve cami hakkında daha detaylı bilgiye ulaşmamı sağlayan, bol bolda hayır duasını aldığım Bolu Yıldırım Bayezıd Camii görevlisi sayın Tahsin Metin'e teşekkür ederim.

Bolu Saraçhane Camii

Banisi Silahtar Mustafa Ağa olarak bilinmektedir. Cami kitabesi Silahtar Mustafa Ağa'nın eseri Miladi 1750 (Hicri 1163) yılında ihya etmiş olduğunu ortaya koyar. Her ne kadar Evliya Çelebi seyahatnamesinde eser, Mimar Sinan'ın bir yapıtı olarak kaydedilmekte ve Mimar Sinan eserlerinin bir listesini ihtiva eden Teskeretül Ebniye'de 48 No da kayıtlı görünmekte ise de kitabe bunu teyit etmemektedir. Ancak muhtemelen burada Mimar Koca Sinan'ın hakikaten bir cami yapmış olduğu, fakat sonradan binanın harap olması ile Silahtar Mustafa Ağa camii ihya etmiş (eski durumuna getirmiş) olabileceği kabul edilebilir. Bu durumda eserin bugün kitabesinde belirtilen tarihten daha önceye ait olduğu ortaya çıkar.

Saraçhane Camii Kitabesi

Bihamd-illah ana feth-eyledi ebvab-ı Hayratı Kılup Mazhar bu hayr-imahza bais Hazreti Mevla Edüp bu camii ihya, hulusiyle bu esnada Silâhdaran ağası hayre mail Mustafa Ağa Kıla beş vakit namaz anda, duaya azm ide cümle Deyüp fağfirlena yâ Rabbena kıl ecrini evfa İmam ü hem müezzinler ideler hizmete ikdam Olup hem kaim-i mihrap Salâh-ı zühd ile takv Sezadır şanına Fevzi dua çok eyle hem tarih Ola sa'yı anın makbul makamı cennet ül me'va.

Saraçhane Camii Bolu'nun Neresinde?

Adres: Aktaş, İzzet Baysal Cd. No:108, 14200 Bolu Merkez/Bolu

İzmit Fevziye Camii

Mehmed Bey nam-ı diğer Fevziye Cami-i şerifi Sâ'i Çelebi Mimar Sinan'ın eserlerini sayarken Kanuni Sultan Süleyman'ın damadı ve sadrazamı Rüstem Paşa'nın ked-hüdâsı olan merhum Mehmed Bey'in rûhîçün vefatından sonra 1576 yılından birkaç yıl evvel Mimar Sinan tarafından ilk defa yapılmıştır. Yani yapılışı 16 yüzyıla dayanıyor ama ilk yapıldığı günden bugüne başına çok kez yangın ve deprem felaketleri gelmiş, dolayısıyla ilk günkü bütünsel orijinalliğini koruyamamış, pek çok kez yıkılıp yeniden yapılmış... 

İzmit bölgesinde, genel anlamda Doğu Marmara bölgesinde meydana gelen 1719 yılındaki deprem sonucu cami yıkılmış, yapımı için binanın kurşunlarının satıldığı, ayrıca vakfın gelirinden ödenmek üzere borç para alınarak kiremit çatılı halinde iki yıl içinde ikinci defa yapılmıştır.

Bâbü's - saâde Ağası Mehmed Ağa'nın 08.10.1757 tarihli bir arzından anlaşıldığına göre, anılan tarihten kısa bir müddet evvel çıkan yangında cami tamamen yanmış ve vakfın ekonomik durumu müsait olmadığından, mütevelli olan Dergâh-ı Ali cebecilerinden Mustafa Mehmed; camiyi yeniden yapması ve harcanan parayı ilerde vakfın gelirinden alması şartıyla mütevelliliği İzmit ahalisinden Hacı Halil Ağa'ya bırakmış ve cami yeniden üçüncü defa inşa ve ihya eylemiştir.

İzmit Fevziye Camii içi
İzmit Fevziye Camii içi

İzmit kadısının (dönemin İzmit valisi) 07.04.1837 tarihli i'lâmından anlaşıldığına göre, cami çıkan bir yangında yanmış ve kaptan-ı deryâ Ahmed Fevzi Paşa tarafından dördüncü defa yapılarak ibadete açılmıştır.

Ahmed Fevzi Paşa; caminin inşasına muvaffak olduğu için Sultan II. Mâhmud Hân tarafından bu caminin ismine FEVZİYE adı tesmiyesi irade buyrulmuştur. 

10 Temmuz 1894 tarihinde meydana gelen depremde cami büyük ölçüde zarar görmüş ve Sultan II. Abdülhamid'in emri ile Evkaf-ı Hümayun Nezareti tamamen yıktırılarak, duvarları taş ve tuğla olmak üzere yeniden yaptırılmıştır. Caminin yıkımı dört hafta sürmüş, inşasına Ağustos 1897 yılında başlanıp, Temmuz 1898 yılında beşinci defa yaptırılarak Sultan II. Abdülhamid Han'ın cülûs günü ibadete açılmıştır.

İzmit Fevziye Camii Şadırvanı
İzmit Fevziye Camii Şadırvanı

1967 yılında meydana gelen Adapazarı depreminde caminin minaresi yıkılmış ve yeniden yaptırılmıştır.

17 Ağustos 1999 Marmara depreminde caminin minaresi yıkılmış, çatı ve duvarlarında ağır hasar meydana geldiğinden Ocak 2002 yılında yıkımına başlanmıştır.

Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Rölöve-Restitüsyon ve Rekonstrüksiyon projeleri Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından onaylanarak caminin inşasına 26 Nisan 2002 Cuma günü temeli atılarak başlanmış, Cami Derneği tarafından ve İzmit halkının maddi katkılarıyla altıncı defa yapılarak 30 Ocak 2004 tarihinde ibadete açılmıştır. Cami çevresinin çevre düzenlemesi de yapılarak, yapım işi 2005 yılında tamamlanmıştır.

İzmit Fevziye Camii Nerede?

Adres: Tepecik, Hürriyet Cd. No:65, 41200 İzmit/Kocaeli

Bursa Ulu Camii
Osmanlı mimarisine alışkın olduğum için epeyce garip geldi bana bu cami; 1399'da Selçuklu stilinde inşa edilen, 20 kubbeli ve 2 minareli büyük süslemeli yapılan bu camide alıştığımız gibi bir ana kubbe yok, ortadaki kubbe de zaten içerinin aydınlatılması için camdan yapılmış. Sonra o camdan kubbenin altına bir şadırvan yapılmış (şadırvan da bir de ufak fıskiye var), sütunların üzerilerinde çok hoş çizimler var (ayetlerden bahsetmiyorum; daha çok orta çağ Avrupa'sını anımsatan 'perde' gibi desenler), epeyce hoşuma gitti ve beni şaşırttı bu cami! Che Guevara tişörtüyle dolaşan bir eleman da ilginç bir görüntü oluşturuyordu...
Bursa Ulu Camii ve şadırvanı...
Bursa Ulu Camii ve şadırvanı.
 Hayatım boyunca gezdiğim camiler arasında beni en çok şaşırtan camidir. Daha içine girer girmez kendimi bir dönem filminde hissettim. O kadar cami gezdim Bursa'nın Ayasofyası olarakta bilinen: Bursa Ulu Camii kadar hayat dolu olanına rastlamadım. Abdesthanenin içeride olmasıyla zaten ibadet hazırlığı cami içinde başlıyor ve bu da hep bir hareket oluşturuyor. Koca caminin neredeyse her köşesinde insanlar Kur’an okuyup, dini sohbetler ediyorlar. Fotoğraf çeken insanla dua eden insan yan yana ve kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Mutlaka görülesi bir yer.
Bursa Ulu Camii içerisi
 Bursa Ulu Camii hakkındaki rivayetlerden birisi de; Kıble yönündeki “vav” harfi altında kırk gün üst üste sabah namazı kılan kişinin Hz. Hızır ile karşılaşacağı yönündedir. Kıble duvarı üzerinde bulunan Kabe kapısının örtüsü Yavuz Sultan Selim tarafından hediye edilmiştir. 1815 yılında tek parça mermerden oyulan tas kürsü üzerinde farsça olarak "disem muayyenden ars asa azadır / ne rana kursi dikes edadır" yazılıdır.
Bursa Ulu Camii minber
 Caminin inşası bitip açılışı yapılacağı gün ilk hutbe okuma görevi Padişahın damadı Emir Sultan'a verilmiş, o da Somuncu Baba gibi bir büyüğümüz varken bize düşmez diyerek teklifi geri çevirmiştir.
Cami ayrıca Arap Saati'nin çocukluk günlerinin en önemli mekanlarından biri olmuştur. Pencereler içinde bulunan yüzlerce Kur'andan çıkan pul, takvim yaprağı, kimi evrak ve doğum-ölüm kayıtları çocukluğu garip şekilde etkiler. Bazen tek yaprak halinde Hüsn-i Hatla yazılmış Kur'an sayfalarına da rastlanır.
Bursa Ulu Camii içerisinde bulunan hat levhalara bir kaç örnek...
Bursa Ulu Camii içerisinde bulunan hat levhalara bir kaç örnek...
 İçerisindeki değişik yazı karakterleri ile yazılmış 150 civarı hat levhaları ile dünyanın en büyük hat sanatları müzesi kabul ediliyor imiş. Tek tek hepsinin resmini çekmek istedim ama bir yerden sonra sabrım tükendi!
Vakti zamanında bir ihtiyardan dinlediğim Bursa Ulu Cami mimarilerinin minare hikayesi;

Vakti zamanında bir ihtiyardan dinlediğim Ulu Cami mimarilerinin minare hikayesi;

 Cami inşaatına başlandığında minareyi yapacak olan usta kalfasını, çırağını ve amelelerini toplar ve ilk olarak Kozahan-İpekhan tarafındaki kıbleye göre soldaki minarenin inşaatına başlar.
uUsta daha minarenin çeyreğine gelmeden bakar ki yanındaki çırak usta olmuş.

Çırağa: "Evladım git öte yana ikinci minareye başla!" der.

 Çırak yanına aldığı kalfa ve çıraklarla başlar çalışmaya, amma sürekli işi yavaşlatma telaşındadır. Ustasının minaresi ağır ağır yükselirken saygısızlık edip ustasını geçmek istemez. Sürekli işi yavaşlatır, yeni yeni şeyler yapar; yok kaidesi şöyle olsun, pabuç koyalım taşı şöyle olsun, gövdesi, şerefesi derken ustasını geçmeye engel olamaz. Bitmek üzeredir minare, bir külahı eksik kalmıştır.

 Diğer minare bitmek bir kenara şerefe bile yeni yapılır. Duruma sinirlenen ustası fırsatı bulduğunda çekici kaptığı gibi başlar kovalamaya; çırak tereddütsüz dalar minareden içeri... Ustası bakar ki kaçacak yeri yok "hahhh!" der "şimdi kafanı ezdim senin!" peşinden dalar en tepeye kadar çıkar ama külahı eksik minarenin tepesinde bir başına kala kalır. Bir bakar iki çıkış var, bir çıkıştan çıkan çırak, tepeye varınca diğerinden aşağı inmiş. Usta yaptığından utanır ve kendini minarenin tepesinden aşağı bırakır.

 O çırağın ince düşüncesi sayesinde Tophane tarafındaki minare çift çıkış, İpekhan tarafındaki minare ise tek çıkış olarak kalmıştır.

 Eğer bir gün yolunuz düşerse kuyumcular çarşısının kuzey kapı girişinin üst tarafındaki çam ağacının gölgesine oturup minareyi izleyin.

"Çırak ustayı sollamazsa meslek ölür, hatalı sollarsa çırak ölür."

Bursa Ulu Camii Nerede?

Adres: Nalbantoğlu, Atatürk Cd., 16010 Osmangazi/Bursa

Taşköprü Kara Mustafa Paşa  - Taşköprü, Kastamonu
 Cami Taşköprü ilçe merkezinde moloz taşından harçla yapılmıştır. Çatısı ahşap üzeri kiremitlidir. Döşeme ve tavanı tahtadır. Minber tahta ve basittir. Alçıdan yapılmış olan mihrabı zengindir. Kapısının üzerinde şu kitabe vardır; "1- Bir müferrih cami-i şerif yaptırmış. Aferin ustasına. 2- Hak gani rahmet etsin bu cami-i şerifi 3- Yaptırana ahfadına Sene 1271"

Yılanlı Külliyesi
 Pervaneoğulları Beyliği Hükümdarı Süleyman oğlu Ali tarafından yaptırılan Yılanlı Külliyesi günümüzde Darü'ş-şifa kapısı, camii ve şadırvanlardan oluşmaktadır. Cami 1935 tarih tarih ve 2845 sayılı Cami ve Mescitlerin Tasnifi Hakkında Kanuna istinaden ihale ile satılan camiler arasındadır. 1953-54 yıllarında buradaki mülga Kadiri Dergahı'nın son şeyhi Ahmed Said Efendi'nin oğlu A. Hasip Yılanlıoğlu tarafından satın alınarak hayırseverlerin desteği ile ihya edilmiş ve Vakıflar adına tescil edilmiştir...

Ferhat Paşa (Hacı Kadı) Camii
 Mülkiyeti Ferhat Paşa Vakfı'na ait olan cami, Osmanlı dönemi eserleri arasında yer almaktadır. İnşa kitabesine göre; Tasavvuf ehli tarafından Kutup olarak bilinen Seyfi Dede'nin güzel bir cami yaptırma arzusu, Vezir Ferhat Paşa tarafından yerine getirilmiş ve 1559 yılında bu cami inşa edilmiştir. Caminin banisi olan Ferhat Paşa, 1557 - 1564 yılları arasında Beylerbeyi ünvanı ile Kastamonu'da görev yapmıştır. 1564 yılında 2. vezir ünvanı ile saraya dönmüş ve Şehzade Mehmet'in kızı Hümaşah Sultan ile evlenerek Saray'a damat olmuştur. 1574 yılında vefat eden Ferhat Paşa, Eyüp'de medfundur...

Harun İstenci Ortaköy Camii (Büyük Mecidiye Camii) Beşiktaş, İstanbul'da - Ocak 2020
Harun İstenci Ortaköy Camii (Büyük Mecidiye Camii) Beşiktaş, İstanbul'da - Ocak 2020
 İstanbul‘un en güzel yapılarından, konum olarak en güzel manzaraya sahip camilerinden olan Ortaköy Camii, 19. yüzyıldan kalma bir Osmanlı dönemi camisidir. Asıl adı Büyük Mecidiye Camii olan yapı 1854 yılında tamamlanmıştır. Ortaköy Camii’nin bulunduğu yere ilk yapının Mahmud Ağa tarafından yaptırıldığı fakat bu yapının Patrona Halil İsyanı sırasında yıkıldığı bilinmektedir. Günümüzde gördüğümüz yapı, Sultan Abdülmecid tarafından inşa ettirilmiştir...

Harun İstenci Eskişehir'de Kurşunlu Külliyesi
Mimarı: Acemali Banisi: Çoban Mustafa Paşa
 Eskişehir'de Odunpazarı Mahallesinde yer alan Kurşunlu Külliyesi, 1515 yılında Yavuz Sultan Selim zamanında Çoban Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bir cami etrafında toplanmış Tabhane, Hanikah, İmaret, Kervansaray, Aşhane ve Sıbyan Mektebi gibi yapılardan oluşan külliyeyi çevre duvarlar tanımlamaktadır. Külliyenin kuzayinde Şah Şemsettin Sokağı, doğusunda Mücellit Sokağı, Güneyinde Hasan Dede Sokağı, batısında ise Kemal Zeytinoğlu caddesi bulunmaktadır...

Harun İstenci İstanbul'da Sultanahmet Camisinin avlusunda.
 İstanbul'u ziyaret eden yerli yabancı herkes tarafından büyük bir hayranlıkla izlenen ve şehrin önemli simgelerinden biri olan Sultanahmet Camii, yine çok önemli tarihi eserlerimizden biri olan Ayasofya Müzesi'nin tam karşısında yer almaktadır. Sultanahmet Meydanı da ismini Sultanahmet Camii'nden almıştır. Bu değerli yapı Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul'a armağan edilmiş en önemli eserlerin başında gelmektedir. Sultanahmet Camii, Osmanlı Sultanı I. Ahmet tarafından 1609 - 1616 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Klasik Türk sanatının en tipik örneği olan eser, orijinal olarak 6 minare ile inşa edilen ilk camidir. Mimar Sinan'ın eserlerinden biri olmadığı halde bu yapı Sinan'dan izler taşımaktadır. Sinan’ın öğrencisi Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa, söylenene göre, camiyi inşa ederken, üstadının daha önce denediği bir planı daha büyük bir ölçüde uygulamıştır...

Author Name

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.