Harun İstenci
Harun İSTENCİ
Kurucu ve Yönetici
 1997 yılında İstanbul'da dünyaya geldi ve memleketi Kastamonu. Çocukluğundan bu yana bilgisayar sistemleri üzerinde çalışıyor ve internet üzerinde içerik üretiyor...

Kişisel Web Sitesi: harunistenci.com

Öne Çıkan Şehirler

İstanbul
Sivas
Safranbolu
Kastamonu
Eskişehir
Edirne
Denizli

Yayınlar Çağırılıyor...

A320 Ailesi Aero Spacelines Afyonkarahisar Airbus Akıllı TV'ler Aliya İzzetbegoviç Almanya Amasya Android Android TV Ankara Antik Kent Antivirüs Antonov Araç Arkadaşlar Arkeoloji Avrupa AWACS Aydın Aydın Çufaoğlu Ayvalık Azdavay Baden-Württemberg BAE Systems Balıkesir Basın Açıklaması Bedesten Bergama Beşiktaş Beyoğlu Bilecik BioShock Blog Blogger Boeing Bolu Bombardier Bosna Hersek Breguet Bursa Cami Cide Concorde CSS Eğitimleri Çamlıca Tepesi Çarşı Çeşme Çevre Defender Denizli Doğa Douglas Aircraft Company EADS Edirne Efes Eğitim Eğlence Elektronik Aletler Eminönü Erasmus Erzincan Eskişehir Fatih Fokker Fransa Galeri Gar Gebze Göl Göynük Grand Theft Auto Guppy Gürün Haber Hamam Han Harun İstenci Havacılık Hayvanlar Heidelberg Heykel Ilgaz Ilyushin İğdir İnsanlar İnternet İsmail Ulukaya İstanbul İstenci Developer İstenci Education İstenci Security İstenci SEO İstenci Studios İşletim Sistemleri İzmir İzmit Jumbo Jet Kadıköy Kale Kanyon Karaağaç Karabük Karşılaştırma Kartepe Kastamonu Kastamonu Türbe Kemaliye Keşfet Kilise Kocaeli Konak Konya Köprü Köyler Kule Külliye Küre Linus Torvalds Linux Lockheed Lockheed Martin Logitech Ludwigshafen Maltepe Mannheim Marmaris McDonnell Douglas Medrese Merak Edilenler Microsoft Moda Motivasyon Muğla Muhammet Ali Sağlar Müze Nedir Ortaköy Osmangazi Oyun Oyunlar Paris PC PHP Saat Kulesi Safranbolu Sakarya Salgın Sapanca SEO Siber Güvenlik Sivas Sivrihisar Siyaset Sorun Çözümü Strasbourg Stratolaunch Suhoy Sukhoi Süpersonik Şelale Şile Tarih Tarihe Yön Verenler Taşköprü Teknoloji Trakya Tupolev Türbe TV TV Kutuları Ubuntu Uçaklar United Aircraft Coorparation Üsküdar Veba Vickers Vickers-Armstrongs Limited Video Web Tasarım Wilfrid Voynich Windows Windows 11 Windows10 Windows7 WooCommerce WordPress Yardım ve Destek Yazılım Yelken Yerler Yollar Yurt dışı

İngiltere'deki insanlar, 1932 dolaylarında İspanyol gribini önlemek için farklı görünümlü maskeler takıyorlar.

Bir kelime oyunu ile birlikte çocukların oyun şarkılarına sirayet etmiş bir dram. 1918, H1N1 grip salgını, bilinen adı ile: İspanyol Gribi. 1. Dünya Savaşının hemen ardından patlak veren ve tüm dünyada kimi tahminlere göre 20, kimi tahminlere göre ise 100 milyon kişinin ölümüne sebep olmuş bir salgın. Öncesinde yaşanan dünya savaşında ölen insan sayısından çok daha fazla ölüme neden olmuş ve iki yıl içinde ise ortadan kaybolan, etkisini yitiren bir salgın. Fakat gerçekten ortadan kayboldu mu? Nasıl oldu da hayat bu kadar büyük çaplı bir salgından sonra normale dönebildi? Bugün benzeri bir pandeminin ortasında bulunan insanlık bu hikayeden neler öğrenebilir? Gelin bakalım...

Bir maske takan bir adam, 1920 dolaylarında Birleşik Krallık'ta bilinmeyen bir "anti-grip" maddesini püskürtmek için bir pompa kullanıyor.
Bir maske takan bir adam, 1920 dolaylarında Birleşik Krallık'ta bilinmeyen bir "anti-grip" maddesini püskürtmek için bir pompa kullanıyor.

İspanyol Gribi, 14. yüzyılda tahminlere göre 200 Milyon kişinin ölümüne neden olan, Kara Ölüm olarak bilinen, yerli bir Yersinia pestis isimli bir bakterinin neden olduğu, VEBA ile birlikte tarihteki en ölümcül salgınlardan biriydi ve sadece 100 yıl önce, 1918 yılının bahar aylarında başlamıştı. İspanyol Gribi olarak bilinmesine rağmen nereden çıktığı tam olarak bilinmemektedir. o dönemde savaşın nispeten dışında olan İspanya bu hastalığı ilk duyuran ve kısmende olsa şeffaf bir şekilde dünyaya duyuran ülke olduğu için dünyada bu isimle anılsa da, kökeninin Fransa, Çin, İngiltere veya Amerika olabileceği de düşünülüyor, hatta İspanya'da Fransa Gribi adı verilmiştir bu salgına.

İspanyol Gribi Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

Life dergisinin Aralık 1946 sayısına göre, çocuklar 1918-19 İspanyol gribi sırasında boyunlarına kafur torbaları takarlar.
Life dergisinin Aralık 1946 sayısına göre, çocuklar 1918-19 İspanyol gribi sırasında boyunlarına kafur torbaları takarlar.

Grip olarak bildiğimiz Influenza, solunum yollarına saldıran, çok kolay yayılabilen bir virüstür. Her yıl sonbahardan ilkbahara kadar dünya çapında mevsimsel grip olarak bildiğimiz bir dönemin yaşanması artık hayatımızın gerçeklerinden biri olmuştur. İspanyol Gribi'de 1918'in bahar aylarında ilk dalgasında aslında çokta farklı seyretmemiştir. Titreme, ateş ve yorgunluk gibi belirtiler yaşayan insanlar genellikle bir kaç gün içinde kendiliğinden iyileşiyordu ve ölüm sayıları da çok yüksek değildi. Fakat 1918'in sonbaharında salgının ikinci dalgası çok farklı olacaktı, virüse yakalananlar bir kaç gün, hatta bir kaç saat içinde belirtileri göstermeye başlıyor, ciltleri morarıyor, akçiğerleri sıvı ile doluyor ve boğularak hayatlarını kaybediyorlardı. O kadar hızlı yayılıyor ve o kadar ölümcüldü ki, 1918'de sadece Amerika'da ortalama yaşam süresi 10 yıldan fazla kısalmıştı. Asıl sorunda şuydu; normal mevsimsel grip genellikle yaşlıları, bağışıklık sistemi zayıf olan insanları etkilerken, bu virüse yakalananların neredeyse yarısı 20'li ve 30'lu yaşlarındaki gençlerdi, en büyük sıkıntı da gerçekten daha önce görülmemiş, novel, yani yeni adlandırılan virüs olmasıydı, o nedenle dünyada herhangi bir aşı veya buna yönelik herhangi bir ilaç yoktu. Kaldı ki bir noktada durum o kadar içinden çıkılmaz bir hal almıştı ki; hastalananlara yetecek doktor, hastane, ilaç ve herhangi bir imkan kalmamıştı. Toplu cenazeler, toplu şekilde kazılan mezarlar artık normal hale gelmişti.

İspanyol Gribinin Bulaşma Yolları ve Önlemleri Nelerdir?

Londra'daki insanlar, 1932 dolaylarında İspanyol gribine yakalanmamak için maskeler takıyorlar. Bu, günümüzde hala dünya çapında insanların kullandığı önleyici bir yöntemdir
Londra'daki insanlar, 1932 dolaylarında gribe yakalanmamak için maskeler takıyorlar. Bu, günümüzde hala dünya çapında insanların kullandığı önleyici bir yöntemdir.

Önlem olarak ise tanıdık olduğumuz önlemler uygulanmaya çalışılıyordu. Okullar, tiyatrolar ve kütüphaneler kapatılıyor. Maske takılması zorunlu hale getiriliyordu, yerlere tükürme yasakları yürürlüğe giriyordu. Çünkü yine bu virüste; öksürme, hapşırma ve hatta konuşma nedeniyle ağızdan çıkan damlacıkların solunması yoluyla ve yine virüslü birinin dokunduğu yere dokunan kişinin elini ağzına veya burnuna sürmesi nedeniyle de bulaşabiliyordu.

Bu bebeğin ebeveynleri, 1939 dolaylarındaki bu fotoğrafta doğru fikre sahipti. Gripten dolayı bebeklere dokunulmasına asla izin verilmezdi.
Bu bebeğin ebeveynleri, 1939 dolaylarındaki bu fotoğrafta doğru fikre sahipti. Gripten dolayı bebeklere dokunulmasına asla izin verilmezdi.

İspanyol Gribi ve Kovid-19 Arasındaki Farklar Nelerdir?

Bir kadın, 1919'da bir makineye takılı bilimkurgu görünümlü bir grip nozulu takıyor. Nasıl çalıştığı veya herhangi bir sağlık yararı olup olmadığı belli değil.
Bir kadın, 1919'da bir makineye takılı bilimkurgu görünümlü bir grip nozulu takıyor. Nasıl çalıştığı veya herhangi bir sağlık yararı olup olmadığı belli değil.

Başta sorduğumuz soruya ve bugünkü pandemiyle karşılaştırmasına gelirsek. İspanyol Gribi 1920'nin ortalarında kendiliğinden etkinliğini yitirmişti. Mevsimsel gribin izlediği yola benzer bir yol izleyerek hem de, yaz aylarında, fakat neden? Net bir cevabı yok, ancak bazı tahminler var... Öncelikle, bir salgının sona ermesinden bahsederken neden bahsediyoruz onu konuşmamız lazım. Bir salgının sona ermesi için söz konusu hastalığın bulaşabileceği elverişli insan sayısının azalması gerekiyor. Elverişli insandan kastımızda; gerek yaş, gerekte kronik rahatsızlığı bulunan insan sayısından bahsediyoruz. Uzmanlara göre o dönemde neredeyse dünya nüfusunun 3'te 1'ine bulaşan bu hastalık, bu noktada, bu seviyeye ulaşmıştı ve bu da salgının yavaşlamasına neden olmuştu. Kimi uzmanlara göre ise virüsün geçirdği mutasyonunda bunda etkisi büyüktü.

İspanyol Virüsü Ne Kadar Sürdü?

İngiliz aktris Molly Lamont (en sağda), 1940 dolaylarında Londra'daki Elstree Stüdyoları'nda portakal "acil grip ilaçları" alıyor.
İngiliz aktris Molly Lamont (en sağda), 1940 dolaylarında Londra'daki Elstree Stüdyoları'nda portakal "acil grip ilaçları" alıyor.

Kaldı ki bu virüsün birden ortadan kaybolmadığını da biliyoruz. İspanyol gribi hala aramızda. 1950'lerin sonunda, 1960'ların sonunda ve en son 2009 ve 2010'da dünyayı etkileyen H1N1, o zamanlar Domuz Gribi olarak bilinen virüsün atası da bu İspanyol gribine neden olan virüstür. Yani virüs kaybolmadı, ancak etkinliği ve nüfusun bağışıklığı değişti.

İspanyol Gribinin Kovid-19 ile Benzerliği

Peki bugüne gelirsek; Kovid-19 içinde aynı süreci ve aynı senaryoyu bekleyebilirmiyiz? Kısaca cevap vermek gerekirse: Hayır. Biliyorsunuz, bu virüsün diğer adıda N-Cov'dur, yani 'Novel' Coronavirüs, yine burada: Novel, yani "Yeni" kelimesi çok önemli bir işaret. Tıpkı o zaman tüm sağlık uzmanlarının yaşadığını bugünkü sağlık sisteminde de gözlemliyoruz.

Yeni Bir Virüs: Kovid-19

Kovid-19 - Koronavirüs

Daha önce görülmemiş yeni bir virüsle karşı karşıya insanlık. Ancak bazı benzerlikler yok değil; Kovid-19'da da, İspanyol gribinde de birincil ölüm nedeni Zatürre (Pnömoni). İspanyol gribinde ölüm oranı çok daha yüksekti, fakat İspanyol gribinin nispeten kontrol altında tutan bölgelere baktığımızda çok önemli dersler çıkarabiliriz. Bu bölgelerde, bugün kullanılan maske, sosyal mesafe ve evde kalma çağrıları gibi önlemlerle birlikte; el sıkışmamanın, toplanmanın yasaklanması gibi önlemler, ilk günden itibaren çok sıkı bir şekilde uygulanmış ve bu sayede hastalığın kontrol edilmesi sağlanmıştı. Bununla birlikte bugün elbette dünya çapında sağlık sistemi 100 yıl öncesine göre çok daha gelişmiş durumda ve salgından bir yıl kadar sonra, ciddi başarılar elde edilmiş aşı çalışmalarından bahsedebiliyoruz ve bildiğiniz üzere 2021'nin ilk çeyreğinde çok büyük bir aşı kampanyası başlatıldı.

İspanyol Gribinin Aşısı Ne Kadar Sürede Bulundu?

Fransa'nın Lyon Üniversitesi'nden Profesör Bordier, bu makinenin soğuk algınlığını dakikalar içinde iyileştirebileceğini iddia etti. 1928 dolaylarında çekilen bu fotoğraf, kendi makinesini gösterirken gösteriyor.
Görünüşe göre Fransa'nın Lyon Üniversitesi'nden Profesör Bordier, bu makinenin soğuk algınlığını dakikalar içinde iyileştirebileceğini iddia etti. 1928 dolaylarında çekilen bu fotoğraf, kendi makinesini gösterirken gösteriyor.

İspanyol gribine neden olan virüse karşı etkili ilk aşı 20 yıl sonra, 1940'larda gelebilmişti. Fakat özellikle Covid-19 gibi yeni tür bir virüsün uzun vadede ne tür etkileri olacağına dair net bir fikrimiz yok. Bunu öğrenmek içinde çok daha uzun süre araştırma yapılması gerekecek. O nedenle bugün için "Bu virüs ne zaman biter?" sorularının da net bir cevabı olması mümkün değil. İspanyol gribi etkisini azalttığında da hiç bir ülke de çıkıp: "Virüs bitmiştir! Hayatınıza devam edebilirsiniz." tarzı bir açıklama yapmamıştı. Çünkü bu tip virüsler kolay kolay ortadan kaybolmuyor. Bugün için elimizdeki en iyi senaryo; bugün uyguladığımız sosyal mesafe, maske ve hijyen önlemleriyle birlikte, aşının uygulanması gibi görünüyor. Yani aşı olsak bile önlemlerin çok uzun bir süre daha uygulanması gerekecek gibi görünüyor. Bu salgına karşı elimizdeki en büyük silahta bu, bireysel olarak bizim yapabileceğimiz en iyi şeyde bu. Önlemlere harfiyen uymak. Sağlıcakla kalın.

Kara Veba: En Ölümcül Salgın

Bu amansız hastalığın zulmünü anlatmaya nereden başlasam bilmiyorum. Hastalığa şahit olan neredeyse herkes kedere gömülüyordu. Böylesine korkunç bir şeyi anlatmaya insanın dili varmıyor. Bu dehşeti yaşamayanların gerçekten kutsanmış olduğunu söyleyebilirim. Hastalığa yakalananlar hemen ölüyordu; koltuk altları ve kasıkları şişiyor, konuşurken birden bire ruhunu teslim edenler oluyordu. Babalar çocuklarını, karıları kocalarını terk ettiler; kardeşler birbirlerine sırt çevirdiler. Hastalığın nefes ya da bakış yoluyla bulaştığına inandıklarından herkes birbirinden kaçmaya başladı. Yine de kurtulamadılar ve ne para ne de dostluk uğruna tabutları taşıyacak birileri bulunabildi.

Yukarıda okuduğunuz paragraf İtalya'nın Siena şehrinde yaşayan bir tarihçi olan Agnola Di Tura'nın sözleridir. 1300'lü yılların ortalarında şahit olduğu korkunç bir salgından bahsediyor: Kara ölümden! Yakaladığı 5 kişiden 4'ünü öldüren, sadece Avrupa'da; nüfusun %40'ı ila %50'sinin ölümüne yol açan, tarihin gördüğü en ölümcül salgından.

[info title="Veba Nedir?" icon="question-circle"] Kara Veba olarak da bilinen Kara Ölüm, insanlık tarihinde kaydedilen en ölümcül salgındır. Avrasya ve Kuzey Afrika'da 75-200 milyon kadar insanın ölümüne yol açtı. Yersinia pestis bakterisinin neden olduğu bir hastalık, veba idi. [/info]

Veba (Kara Ölüm) Salgını Nasıl Yayıldı?

Veba (Kara Ölüm) Salgını Nasıl Yayıldı?

Kara Veba, 1300'lerin ortasında, özellikle Asya ve Avrupa'da inanılmaz bir kaosa ve ölümlere yol açmış, sonrasında kültürel ve siyasi düzeni de kökünden etkilemiş bir salgındı. 1347 yılında İtalya'nın Messina şehrinin limanına yanaşan, 12 tane ticaret gemisini karşılayan insanlar büyük bir şok yaşamışlardı. Gemilerin içindeki denizcilerin büyük bir çoğunluğu ölmüş, kalanlar ise vücutlarında ki şişler ve yaralarla ağır bir hastalık geçiriyorlardı. Şehrin yöneticileri hemen bu gemileri içindekilerle birlikte limandan uzaklaştırdılar, fakat artık çok geçti. Sonraki yaklaşık 5 yıl içinde Avrupa nüfusunun yarısını öldürecek virüs artık yayılmaya başlamıştı.

Virüsün yayılmasında bu tip ticaret gemileri en büyük etkendi. Hastalığın, pirelerin kanında ortaya çıkıp, bu pirelerin kara sıçanlar aracılığıyla taşınması sonucu yayıldığı ve şiddetli şekilde öksüren hastaların saçtığı kanlı damlacıklarla hızla arttığı düşünülüyor. Bu hastalık nedeniyle insanların kasıklarında ve koltuk altlarında çıkan büyük ve kötü kokan yaralardan iltihap akıyordu. Bir şehri bir kaç gün içerisinde kırıp geçirebiliyordu, bir aileyi ise saatler içerisinde öldürebiliyordu.

Veba'nın Yayılmasında Türklerin Rolü

Veba'nın Yayılmasında Türklerin Rolü
Hastalığın yayılmasında diğer bir etken ise Moğollardı, 1346'da bir Türk Moğol hanlığı olan Altın Orda Devleti Karadeniz'in kuzey kıyılarında bir liman şehri olan Kefe'ye saldırdı, şehri kuşatıp uzun bir sefere hazırlanmışlardı ki, Kara Ölüm (Veba) onları arkalarından vurdu.

Tarihin İlk Biyolojik Savaşı

Türk Moğol hanlığı olan Altın Orda Devleti - Kara Veba, Tarihin İlk Biyolojik Savaşı: Kefe Savaşı

Ne olduğunu anlayamadan askerleri ölmeye ve kuşatma alt üst olmaya başladı, ardından gerçekleşen olay ise biyolojik savaşın bilinen ilk örneğidir; Şehirden çekilip doğuya dönmek üzere olan Altın Orda'lılar askerlerinin hastalıklı ölü bedenlerini mancınıklarla Kefe'nin duvarlarından içeri attılar. Şehrin sakinleri hızla ölü bedenlerden kurtulmaya çalışsa da iş işten geçmişti. Bu şekilde Veba birden bire Avrupa'yı vurdu. Asya'dan Avrupa'ya gelmesi 15 yıl kadar süren vebanın Avrupa'yı kırıp geçirmesi 5 yıldan az sürecekti.

Salgının Yayılmasının Batıl Nedenleri

Veba doktorları tarafından giyilen kıyafetler.
Veba doktorları tarafından giyilen kıyafetler.

Bugün hava yolu ile veya pire ve sıçan gibi hayvanların ısırığı ile yayıldığını bildiğimiz bu hastalığı o zamanlar bir çok insan anlayamamıştı, nereden geldiğini, nasıl yayıldığını bilmiyorlardı. O nedenle oldukça fazla batıl neden bulunuyordu; Paris'te mesela dönemin profesörleri bu hastalığa Satürn, Mars ve Jüpiter'in Kova burcunda birleşmesinin neden olduğunu öne sürmüşlerdi. Bu gezegenler Dünya'da ki sıcak, kuru ve zehirli bir havaya neden olmuş ve bu havayı soluyan hiç kimsenin şansı yoktu.

Salgının Yayılmasının Batıl Nedenleri

İnsanlar kara ölümün ana sorumlusu olduğunu düşündüklerinden duş almayı bıraktılar. Çünkü duş, gözenekleri açarak vücudu bu zehirli havaya maruz bırakıyordu. Odalarını zehirli havanın gelmesini engelleyen kalın duvar halılarıyla kaplayarak, kendilerini buralara kapattılar. İlletin kötü kokusundan korunmak için; çiçek demetleri ve koku keseleri taşımaya başladılar, fakat bunların hiçbiri onları koruyamadı.

Kara Ölüm'de Yahudilerin Rolü Nedir?

Kara Ölüm'de Yahudilerin Rolü Nedir?

Tabi birde bunun Tanrı'nın gazabı olduğuna inananlarda çoğunluktaydı, insanlar günahları için cezalandırılıyordu onlara göre, bunun için kurbanlar adamaya ve sorumlu aramaya başladılar, hedeflerinde de Yahudi'ler vardı; Mistik Kabala ve Kara Büyü öğretisiyle ilişkili olduklarına dair bir kanı yerleşmiş olduğu için o dönemde Avrupa'da yaşayan 2 buçuk milyon Yahudi, büyücülük ve kötü amellerin başlıca sorumlusu olarak görülüyordu. Organize bir şekilde Yahudiler öldürüyor veya yerlerinden ediliyor, göçe zorlanıyordu. Sonunda Yahudi bir kadına aşık olan Polonya Kralı Kasimir (II. Jan Kazimierz Waza), tüm Yahudileri ülkesine kabul etmiş ve Yahudiler, Holokost'a (Yahudi Soykırımı veya Ha Şoa) kadar burada yaşayacaklardı.

[info title="Holokost Nedir?" icon="question-circle"] Holokost, Yahudi Soykırımı veya Ha Şoa, Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Almanyası döneminde, Heinrich Himmler'in liderliğindeki SS güçleri tarafından işgal edilen sınırlar içerisinde yaklaşık tam sayı bilinmese de tahmini ve farklı kayıtlar göz önünde bulundurularak ulaşılan ortalama sayı olan 6 milyon Yahudi'nin sistemli bir şekilde öldürüldükleri soykırım. [/info]

Veba (Kara Ölüm) Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Veba (Kara Ölüm) Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Veba hastalığının belirtilerine ve nasıl seyrettiğine gelirsek. İlk olarak ağır bir soğuk algınlığı gibi kendini gösterir, ardından sadece bir kaç saat içinde enfekte olan lenf bezlerinin etrafında o zaman Tanrı'nın İzleri adı verilen; yuvarlak, kırmızı döküntüler çıkmaya başlamış.

Veba (Kara Ölüm) Hastalığının Seyri

Bir-iki gün içerisinde, lenf bezlerinde Bubo adı verilen bir elma büyüklüğüne kadar ulaşabilen şişler ortaya çıkar, bu şişler oldukça siyahtırlar ve kısa sürede kötü kokulu bir iltihap akmaya başlar, ardından iki-üç gün içerisinde, septik şok ile birlikte zatürre (Pnömoni) baş gösterir. Hemen ardından solunum yetmezliği ile birlikte iki ila dört gün içinde hasta hayatını kaybeder. Kronik rahatsızlığı bulunanlar veya bünyeleri zayıf olanlarda bu belirtiler o kadar hızlı gelişiyordu ki, kimi zaman sağlıklı bir şekilde yatan kişiler, sabaha maalesef ölebiliyordu.

O Dönemlerde Veba (Kara Ölüm) Hastalığından Kurtulma Yöntemleri ve Zararları

O dönemlerde etkili bir tedavide yoktu. Hekimler hastaların kanlarını çekme veya şişlikleri patlatarak iltihabı boşaltma gibi yöntemler uyguluyordu ama elbette bir faydası olmamıştı. Ayrıca herkes panik halinde sadece bakışarak bile bulaştığını düşündüğü için hekimler sık sık hastaları görmeyi reddediyordu, rahipler insanlara günah çıkarmayı evlerinde yapmalarını söylüyordu, tüm ticaret yerleri kapanıyordu, kırsal kesimlere göç başlamıştı. Fakat bu hastalık inekler, koyunlar ve tavuklara bile bulaştığı için kaçacak bir yerde yoktu. Hatta o kadar fazla koyun ölmüştü ki Avrupa'da uzun süre yün krizi yaşanmıştı.

Veba (Kara Ölüm) Nasıl Etkisini Kaybetti?

Veba (Kara Ölüm) Nasıl Etkisini Kaybetti?

Kara Ölümün nasıl etkisini kaybettiği konusunda tam bir fikir birliği yok. Ancak tarihte organize bir şekilde, ilk kez karantina uygulaması o dönemde başlamıştı ve bunun gerçekten etkili olduğuna inanılıyor. Bu arada İtalya'da ilk olarak tirentino, yani 30 günlük bir kısıtlama ile hastaneye kapatılıyordu insanlar. Ardından İtalyanca'da “kırk” anlamına gelen “quarantena”, yani “kırklık” anlamına gelen Karantina ile bu süre 40 güne çıkarılmıştır. Karantina aslında 40 günlük kısıtlama için kullanılan bir yöntemdir, ancak kelime anlamından bağımsız olarak döneme ve hastalığa göre değişebilmektedir.

Veba (Kara Ölüm) Günümüzde de Var mı?

Veba (Kara Ölüm) Günümüzde de Var mı?

Tabi Kara Ölüm tamamen kaybolmuş değil. Etkisini büyük ölçüde yitirmiş olsa da bu virüs hala aramızda. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre hâlâ yılda 1000 ila 3000 kişi 1300'lerden kalma bu hastalığa yakalanmaktadır.

Dünya Tarihinde Salgınlar

Dünya Tarihinde Salgınlar

Kısacası dünya tarihi bu tip karanlık salgınlarla dolu, bu salgınlar ile dünyanın her anlamda ekseni değişmiştir. Bu günde gördüğümüz üzere; tüm alışkanlıklarımızı değiştiren, aslında insanlığın gelişimine de büyük sekte vuran olgulardır bu salgınlar. İşte tamda bu nedenle, tüm uzmanlarında sürekli uyardığı gibi, bu tip salgınlara her zaman hazırlıklı olmalıyız. Umarım içinde bulunduğumuz salgını da en düşük hasarla atlatarak en kısa süre de Dünya olağan akışına dönebilir.

Veba Salgınında İki Yetim Kardeş - A Plague Tale: Innocence

A Plague Tale: Innocence'de ilk gördüğümde geliştiricisine bakıp yine özgün gözüken ama pratikte çöp olacak bir oyun diye yorumlamış ve pek heyecanlanmamıştım. Ama oyun dünyası arada süprizlerle karşımıza çıkabiliyor. A Plague Tale gerçekten de bizi şaşırttı ve uzun zamandır bir oyundan alamadığımız hisleri bana ve ekibime yaşattı. Şimdi izninizle A Plague Tale: Innocence oyununu derinlemesine işleyelim.

A Plague Tale: Innocence - Farelerden Kaçış

Hikaye anlatımına bütçe ayıran oyunları oynamayalı uzun zaman oldu, oyuna ilk girdiğimizde adından anlayabileceğimiz gibi bizi masalsı bir dünya karşılıyor. Oyun boyunca kara veba tarafından kırılan 1349 Fransa'sında Engizisyon'un kovaladığı Amicia ve Hugo isimli iki kardeşin kaçış hikayesine tanık oluyoruz. A Plague Tale'ın sahip olduğu animasyon çeşitliliğinin yanı sıra, hikayeyi anlatmak içinde o âna ya da tek bir bölüme özgü bir çok karakter ve çevre animasyonu içeriyor. Örneğin bir köyden geçiyoruz ve animasyonlanan doğal yaşam adeta yaşıyormuş gibi gözüküyor, pazarda ürünler satan insanlar, etrafta koşuşturan tavuklar, bizden korktuğu için evlerine kaçıp çamlarını kapatan insanlar ya da Hugo birden elimizi bırakıp ölen domuza üzülmek için yanımızdan ayrılabiliyor.

[info title="Engizisyon Nedir?" icon="info-circle"] Engizisyon, Orta çağ döneminde Katolik Kilisesi'ne bağlı bir mahkeme sistemi idi. Gerek kararları, gerek siyasi ve dini görüşleri hatta işkenceleri nedeniyle dört büyük engizisyon adından çok söz ettirdi. [/info]

Animasyon ve Tasarım

A Plague Tale: Innocence Oyunundan Bir Manzara Duvar Kağıdı

İçerisinde bulunduğumuz ortam sadece sesler ve tasarımlarla değil, animasyonlarla da fazlasıyla renklendirilmiş durumda, bu da oyunun görsel anlatımını oldukça güçlendirmiş. Asobo Studio bize hikayeyi anlatmak için hiç bir uğraştan kaçınmamış, olabildiğince ayrıntıya girmeye çalışmış. Yine oyunun görsel tasarımları ve bölüm dizaynlarında da aynı şey söz konusu. Modelleme dağılımına baktığımızda ne bir şeyin eksik, ne de fazla olduğunu görüyoruz. Dünya tasarımı anlatılan hikayeye uygun şekilde yapılmış. Karşımıza oyun boyunca harika manzaralar çıkıyor ve durup izliyoruz. Takipçi karakterlerde etrafta duyduğu ya da gördüğü her şeye tepki veriyor ve senaryo (script) bazlı yapay zeka oldukça iyi çalışıyor.

Oyun Mekanikleri

A Plague Tale: Innocence: Amicia ve Hugo farelere karşı.
Amicia ve Hugo farelere karşı.

Gelelim oyunun benim için en değerli ve uzun yıllardır bir çok oyunda görmediğim özelliğine! A Plague Tale'ı değerli kılan şey: Oyunun sahip olduğu mekaniklerin, hikaye anlatımını desteklemek amacıyla kullanılıyor olması. A Plague Tale, gizlilik özelliklerinin yanı sıra, bulmacaları çözmemezi sağlayan araçlar ya da düşmanlarımızla başa çıkmamızı sağlayan silahlarda barındırıyor. Oyun içinde sadece düşmanlardan kaçtığımız saniyelerde mevcut, bunların yanında her biri farklı özelliklere sahip takipçi karakterler bize oyun boyunca farklı şekillerde yardımcı oluyorlar. Fakat tüm bu mekaniksel özellikler oyun boyunca öyle ağır ve hikayeyi destekleyerek bize sunuluyor ki, oyunu oynarken kendimizi bir bulmacayı çözmeye çalışıyor gibi değilde, bir olay örgüsünün içindeymiş gibi hissediyoruz. Peki bu nasıl oluyor?

Örneğin atmacamızı oyunun başlarında düşmanı bulunduğu yerden uzaklaştırmak için kullanıyoruz. İlk defa birini öldürmek için kullancağımız zaman iki seçeneğimiz var; Ya düşmanın yanından kaçıp gidebiliyoruz, ya da düşmanın kafasına atış yapıp onu öldürüyoruz. Düşmanı öldürdüğümüzde bu durum Hugo'da travmatik bir etki yaratıyor, takipçi karakter üzülüyor ve bizi suçluyor. Ya da şöyle bir iki örnek daha verebiliriz; İlk koşma sahnesinde Hugo'nun elinden tutup katledilen köyümüzden bizi kovalayan Engizisyon'dan ve farelerden kaçmak için koşuyoruz. Tam da hikaye anlatımını destekleyen bir an. İkinci koşma sahnesinde ise Hugo, bize kızdığı için kaçıp gidiyor ve onu kovalamak için köyün sokaklarında Hugo'nun ardından seslenerek koşuyoruz. Bu durum üçüncüsü ve dördüncüsünde farklı şekillerde devam ediyor.

A Plague Tale: Innocence - Amicia Hugo ile konuşuyor.
Amicia pür dikkat Hugo'yu dinliyor.

Evet, kullanılan oyun içi mekanik neredeyse aynı fakat kullanım amacı ve yaşattığı duygusal durum tamamen farklı oluyor. Bu durumda mekanikler hem hikayeye destek oluyor, hem de oyun içi aksiyonu anlamlı bir hale getiriyor. Tabi bunlar basit örnekler! Tasarlanan bölümde geçilmesi gereken her bulmaca ve karşımıza çıkan olay örgüsü için karakterlere ayrı diyaloglar yazılmış. Hugo'yu geçemediğimiz bir delikten geçmesi için ilk kez tek bıraktığımız zaman bize tedirginliğini belirtiyor. Yolu kapatan farelerden kurtulmak için bir domuzu kurban edeceğimiz zaman ağlıyor.

Diğer karakterlerde her mekaniksel olayda ayrı tepkiler veriyor ve durum yeni nesil oyunlarda çok fazla şikayet ettiğimiz kendini tekrar etme olayını yok ediyor. Yine oyunun sahip olduğu mekanikler bize yavaş yavaş belli animasyon grupları ve diyaloglarla hikayenin bir parçası haline getirilerek sunuluyor. Yavaş yavaş kazandığımız özellikler oyunun diri kalmasını ve sıkılmamamızı sağlıyor. Değişim yavaş olsa da bir noktada karakterlerimiz öylesine güçleniyor ki, oyunun sonuna geldiğimizde başlangıcına kıyasla mekaniksel anlamda bambaşka bir oyun oynadığımızı fark ediyoruz.

Duygusal Bağ

A Plague Tale: Innocence: Amicia yürümekten yorulan kardeşi Hugo'yu kucağında taşıyor.
Amicia yürümekten yorulan kardeşi Hugo'yu kucağında taşıyor.

Oyun akılda kalıcı karakterlere ve harika seslendirmelere sahip. Duygusal anlatı oyunun bir çok noktasında takipçi karakterle bağ kurmamızı ve onlar adına endişelenmemizi sağlıyor. Farelerin işgal ettiği bu hastalıklı topraklarda hayatta kalma hissini fazlasıyla yaşıyor ve fare grupları neredeyse oyunun her anında tiksincliğini ve korkunçluğunu koruyor. Fareler ışıktan korktuğu için gündüzleri yoklar. Bu yüzden oyunda her gündüz olduğunda bir 'oh!' çekiyoruz.

Hugo

A Plague Tale: Innocence - Hugo
Hugo

Karakterlerin her biri harika seslendirmelere ve kişiliklere sahip. Şüphesiz bu konuda en ön plana çıkan kişi: kardeşimiz Hugo! Hugo'yu korumaya çalışmak, onunla birlikte yolculuk etmek oldukça keyifli. Hem hasatlığı, hem Engizisyon, hem de farelerle başa çıkmaya çalışırken Hugo'nun çocuksu tripleri ve hataları başımıza en çok bela açan şeylerden biri. Fakat karakter o kadar sevimli ve masum resmedilmiş ki, ona kızmak mümkün değil.

Eksiklikler

A Plague Tale: Innocence - Amicia farelere karşı.

Oyun boyunca gördüğü her şeye üzülen Hugo, maalesef gerçek dışı keskinlikte karakter gelişimine sahip. keşke oyun süresi biraz daha uzun olsaymışta hikaye anlatıcıları Hugo'nun bu değişimini yaymak için uzun bir çizelgeye sahip olsaymış. Oyun üç boss savaşı içeriyor ve en keyiflisi her halde ikincisi. Çünkü ikinci bossta hem oyun boyunca sahip olduğumuz tüm yetenekleri ve gizlilik öğelerini kullanmamız gerekiyor. Fakat spoiler olmaması için kapışması en az ikinci kadar keyifli olan üçüncü bossdan bahsedemeyeceğim.

Son söz

A Plague Tale: Innocence

A Plague Tale harika bölüm tasarımına sahip olmakla birlikte mekaniksel içeriğinide hikaye anlatımını güçlendirmek amacıyla kullanarak oyun içindeki aksiyonu anlamlı hale getiriyor. İçerisinde harika anlar ve manzaralar barındıran oyun son dönemlerde oynadığım oyunlar arasında dramatik anlatısı en güçlü oyunlar arasında. Belki yenilikçi değil fakat yapmak istediği şeyi bir çok yüksek bütçeli oyundan çok daha başarılı şekilde gerçekleştiriyor.

A Plague Tale: Innocence'ın Sistem Gereksinimleri

Teknik Özellikler
Minimum
İşletim Sistemi Windows 7/8/10 (64 bit)
İşlemci Intel Core i3-2120 (3.3 GHz)
AMD FX-4100 X4 (3.6 GHz)
RAM Bellek 8 GB RAM
Ekran Kartı 2 GB
GeForce GTX 660 veya Radeon HD 7870
Depolama 50 GB kullanılabilir alan.
Not: Daha iyi bir açılış ve tepkime hızı için SSD önerilir.
Önerilen
İşletim Sistemi Windows 7/8/10 (64 bit)
İşlemci Intel Core i5-4690 (3.5 GHz)
AMD FX-8300 (3.3 GHz)
RAM Bellek 16 GB RAM
Ekran Kartı 4 GB
GeForce GTX 970 veya Radeon RX 480
Depolama 50 GB kullanılabilir alan.
Not: Daha iyi bir açılış ve tepkime hızı için SSD önerilir.

A Plague Tale: Innocence Steam Üzerinden Satın Al

En İyi WordPress İçin SEO Eklentisi ve SEO Taktikleri

WordPress kullanımı basit ve gelişmiş paneli ile sizleri kod bilgisi gerektimeden, kararlılığınıza ve yaratıcılığınıza bağlı olarak birer ileri düzey web tasarımcı, içerik üreticisi, hatta site yöneticisi yapabilir. Bunun için WordPress arayüzüne hakim olmanız yeterlidir. Sitenizin tasarımı tamamlanıp, çeşitli içerikler (ürünler veya blog yazıları...) siteye yüklendiği halde aramalarda üçüncü sayfalarda veya daha gerilerde görünüyorsanız kontrol etmeniz, eğer yapmadıysanız yapmanız gereken ilk şey; arama motorlarının web yöneticisi (webmaster) paneline web sitenizi ekleyerek web sitenizin varlığını arama motorlarına bildirmelisiniz, ardından web sitenizin xml formatında bir site haritasını yine aynı bölümden yüklemelisiniz. İlk olarak bunu yapmalısınız diyorum çünkü arama motorları web sitenizi tanısın ve örümcek denilen site gezgini robotlar (ben onlara müfettiş diyorum, kimileri kaşif diyor) sitenizi düzenli olarak ziyarete geldiğinde neler yeni neler kaldırılmış fark ederek web sitenizi hizmet verdiği arama motorlarının veritabanlarına indeklesin.

[update title="Kısaca WordPress Nedir?" icon="wordpress"] WordPress, GPL lisanslı, PHP ve MySQL kullanılarak yazılmış bir kişisel yayın sistemidir. B2/cafelog projesinin resmi devamı kabul edilir. Wordpress bir CMS'dir. [/update] [info title="CMS Nedir?" icon="info-circle"] İçerik Yönetim Sistemi demektir. İçerik Yönetim Sistemi dijital içerik üretilmesini ve düzenlenmesini yönetmeye yarayan yazılım. Bir İYS, genellikle doküman yönetimi, değer yönetimi ve kayıt tutma sistemlerinin birden fazla katılımcı tarafından işbirliği içinde kullanılmasını sağlar. Google'ın blog olşturma hizmeti olan Blogger'da bir CMS'dir. [/info]

WordPress İçin İç SEO Teknikleri

WordPress İçin İç SEO Tekniği

Bir sonraki aşamada ise web sitenize yüzeysel veya kapsamlı bir SEO çalışması yapmalısınız. WordPress sisteminin gelişmiş arayüzünde bunun için gerekli ayarlamalar sadece yüzeysel olarak mevcuttur. WordPress, dünyadaki tüm web sayfalarnın üçte birinin arka planında çalışan gelişmiş bir sistem olsada, her geçen gün arama motorlarının gelişen ve değişen arama algortimalarına pek uyum sağlayamıyor, bunun için yeterli destek sağlamıyor. Bunun için WordPress eklenti mağazasından edinebileceğiniz her biri birbirinden farklı arayüze sahip ama mantık olarak hemen hemen aynı özelliklere sahip eklentiler mevcuttur. Bu eklentilerden her hangi birini WordPress panelinizin Eklentiler kısmında bulunan Yeni ekle bölümünden sitenize ekleyerek, sitenizde genel anlamda ve her bir içerik için ayrı ayrı gelişmiş SEO çalışması yapabilirisniz. Web sitenizi arama motorlarının o kaşif örümcekleri ansızın ziyarete geldiğinde onlara web sitenizin içeriğini daha iyi tanıtabilirisiniz.

WordPress SEO Eklentilerinin Özellikleri ve Karşılaştırması

Özellikler Rank Math SEO Yoast SEO All in One SEO
Dış Bağlantıları Yeni Sekmede Aç Evet Hayır Hayır
Önceden Seçilmiş Optimum Ayarlar Evet Hayır Hayır
Google Scheme Türleri Evet Hayır Hayır
Kullanıcı Rol Yönetimi Evet Hayır Hayır
Dahili Bağlantı Önerileri Evet Hayır Hayır
Anahtar Kelime Önerileri Evet Hayır Hayır
Anahtar Kelime Puanı Evet Hayır Hayır
Sosyal Medya Önizlemeleri Evet Hayır Evet
URL Yönlendirme Yöneticisi Evet Hayır Hayır
404 Monitör Evet Hayır Hayır
Yönlendirmeleri İçe / Dışa Aktar Evet Hayır Evet
Çoklu Anahtar Kelime Optimizesi Evet Hayır Evet
Google Search Console Entegrasyonu Evet Evet Hayır
Toplu Başlık ve Açıklama Düzenleme Evet Evet Hayır
Google'da Yayın Önizlemesi Evet Evet Evet
İçerik Analizi Evet Evet Hayır
Kurulum Sihirbazı Evet Evet Hayır
Dinamik XML Haritası Evet Evet Evet
Sosyal Medya Optimizasyonu Evet Evet Evet
Odak Anahtar Kelime Evet Evet Evet
Meta Robots Kontrolü Evet Evet Evet
SEO Uyarıları Evet Evet Evet
Otomatik Canonical URL'ler Evet Evet Evet
Varsayılan Paylaşım Resmi Evet Evet Evet
Arama Motoru Doğrulama Araçları Evet Evet Evet

SEO Hakkında Bilinmesi Gerekenler ve Önemli SEO Terimleri

Harika tasarıma sahip bir web sitesine sahip olabilirsiniz ama arama motorları sizi tanımıyorsa sizden ve çevrenizde sitenizin adresinden bahsettikleriniz haricinde başka hiç kimse web sitenizi ziyarete gelmeyecektir! Sitenizi Google gibi arama motorlarında en üst sıralarda gösterebilmek için web sayfanızı arama motorlarına tanıtmalısınız, sitenizin site haritalarını düzgün ve düzenli bir şekilde Google'a, Yandex'e ve Bing'e göndermelisiniz, web siteniz üzerinde her bir içerik için SEO (arama motoru optimizasyonu) çalışması yapmalısınız ki ziyaretçiler sizi arama yaptıklarında üst sıralarda görsün ve içeriklerinizi incelesin, tıklanmanız artsın. Ayrıca sitenizde bulunan her bir görseli de arama motorlarına "alt" etiketi ile düzgün bir şekilde tanıtmalısınız ki görsellerinizde aramalarda görünsün.

SEO Neden Çok Önemli?

Düzgün SEO çalışması yapıldığında, özgün bir içerik yazıldığında ve anlaşılır bir arayüz oluşturulduğunda aramalarda tüm rakiplerinizi geçerek ön sayfada da gözükürsünüz, en üst sıralarda da gezersiniz, her gün binlerce, hatta on binlerce tıklanma bile alırsınız. Siz yeter ki yukarıda yazdıklarıma dikkat edin. Tıklanmalar arttığında Google AdSense gibi reklam alma ağlarından sitenize reklamlar yerleştirerek sitenizden gelirde elde edebilirsiniz. SEO hakkında detaylı bilgi için lütfen okumaya devam edin...

SEO Neden Çok Önemli?

SEO Nedir? Ne değildir?

SEO'nun açılımı Search Engine Optimization'un kısaltmasıdır, Türkçesi de Arama Motoru Optimizasyonu olan bu teknikte web sayfalarının arama motorları tarafından daha kolay ve anlaşılır bir şekilde bulunması, en kısa sürede önceden belirlenmiş aramalarda, hatta gelecek olan yeni arama terimlerinde en üst sıralarda gözükebilmek için verilen bir yarıştır, hatta mücadeledir, meslek türüdür. Haber siteleri veya e-ticaret siteleri ya da büyük firmalar belirlenmiş anahtar kelimelerde (keywords) en üstlerde görünmek için her yıl SEO Uzmanlarına binlerce, hatta on binlerce lira yatırım yapmaktadır. Gelişmiş SEO operasyonları kesinlikle bir kereye mahsus yapılmaz, düzenli olarak SEO denetimleri ve çalışmaları yapılmalıdır. Bir kereye mahsus ücretle SEO çalışması yaparım diyenler ya sizi kandırıyordur, ya da kısa vadeli çalışma yaparak önceden belirlenmiş kelimede (keywords) geçici olarak sizi sadece ilk sayfaya çıkartıyordur, bu da başkaları sizden daha iyi içerikler yüklediğinde sizi ikinci, hatta üçüncü, belki de daha gerilere atacaktır. Asıl olması gereken; SEO operasyonları düzenli olarak yapılarak arama motorlarına site içerisindeki her bir kısım, görsellerde dahil tanıtılmalı ve site içerisinde yüklenmiş her yeni içerik için ayrı ayrı SEO çalışması yapılmalıdır.

Bilmeniz Gereken Önemli SEO Terimleri ve Anlamları

Bilmeniz Gereken Önemli SEO Terimleri ve Anlamları

İç SEO (On-Page SEO) Nedir?

İç SEO (On-Page SEO) Nedir?

İç SEO, arama motoru optimizasyonu çalışmalarının birinci aşamasıdır. Site içerisinde yapılan düzenlemeler ve iyileştirmelerle Google kriterlerine ve diğer arama motorlarının kritlerine uyum sağlanır. İç SEO sayesinde, dış SEO işlemlerine hazırlık sağlanır ve aynı zamanda arama motoru örümceklerinin siteyi daha doğru ve temiz okuması sağlanır. SEO çalışmaları haricinde, kullanıcı deneyimi açısından da çalışmalar oldukça önemlidir.

Dış SEO (Off-Page SEO) Nedir?

Dış SEO (Off-Page SEO) Nedir?

Dış SEO, iç SEO optimizasyonu bitmiş bir internet sitesinin, sosyal medya platformlarından ve diğer internet sitelerinden link almasıyla yapılan iyileştirme çalışmalarıdır. Dış SEO, bir internet sitesinden metin olarak veya görsel üzerinden backlink alınarak yapılır. Alınan backlinklerin kalitesi ve doğruluğu, dış SEO’dan daha verimli şekilde faydalanmayı sağlar.

Backlink Nedir?

Backlink Nedir?
Backlinkler başka sitelerden web sitenize yönlendirilen bağlantılardır. Ayrıca backlinkler inbound link olarak da bilinir. Backlinklerin sayısı, web sitenizin popülaritesinin veya öneminin bir göstergesidir. Peki ya backlink ne işe yarar? Backlinkler SEO için oldukça önemlidir, çünkü bazı arama motorları, özellikle Google çok sayıda kaliteli geri dönüşe sahip web sitelerine daha fazla kredi verir ve bu web sitelerini bir arama sorgusu için kendi sonuç sayfalarında diğerlerinden daha alakalı görür.

Başlıklar (Title) Nedir?

Başlıklar (Title) Nedir?

Başlıklar yani Title’lar sitenizin her bir sayfasının başlığını belirtir. Arama sonuç sayfalarında doğrudan görüntülenirler.

[update title="Aklınızda Bulunsun" icon="info-circle"] Arama sonuç sayfalarında en doğal yapıyı kurgulayarak kullanıcıların dikkatini çekmeye çalışın! Arama motorları her sayfanız için farklı başlıklar kullanmanızı tavsiye eder. Etkili ve SEO uyumlu başlıklar tıklanma oranlarını arttırır. Arama motorları, sonuç sayfalarında en fazla 55 karakteri doğrudan gösterir. [/update]

Meta Etiketler (Meta Tag) Nedir?

Meta Etiketler (Meta Tag) Nedir?

Bir web sitesini teknik ve kodsal anlamda arama motorlarının örümceklerine tanıtırken kullanılan ifadelerdir. Title (başlık), Meta Description (Meta Açıklama) gibi etiketler Meta Tag’lar içerisinde yer alır

Meta Açıklama (Meta Description) Nedir?

Meta Açıklama (Meta Description) Nedir?

Meta açıklamalar yani Meta Description’lar, sitenizde yer alan her bir sayfa ile ilgili kısa özetler içermektedir.

[update title="Aklınızda Bulunsun" icon="info-circle"] Arama motorları her sayfanız için farklı açıklamalar kullanmanızı tavsiye eder. Etkili ve SEO uyumlu açıklamalar tıklanma oranlarını arttırır. Arama motorları, sonuç sayfalarında 160 karakteri doğrudan gösterir. Yani açıklamalarda 160 karakteri geçmemenizi tavsiye ederiz. [/update]

Robots.txt Nedir?

Robots.txt Nedir?

Robots.txt dosyası arama motorlarının örümcekleri siteyi ziyaret ettiğinde ilk baktığı dosyalardan bir tanesidir ve site ile ilgili hangi sayfaları ziyaret edeceği, hangilerini kayıt altına almaması gerektiği ile ilgili bilgiler sunar.

[warning title="Dikkatli Olun" icon="exclamation-triangle"] Robot.txt dosyasının nasıl hazırlanacağı hakkında fikriniz yoksa lütfen sitenizin Robot.txt dosyasına müdahale etmeyin, her hangi bir yanlış komut, arama motorlarının web sitenizi yok saymasına sebebiyet verebilir. Robot.txt dosyası için bizden destek (ücretli) alabilirsiniz. [/warning]

Site Haritası (Sitemap) Nedir?

Site Haritası (Sitemap) Nedir?

Site haritası, robots.txt gibi arama motorlarının siteyi ilk ziyaret ettiğinde baktığı öncelikli dosyalardan bir tanesidir. Site haritasında, site içerisinde bulunan bütün sayfaların linkleri yer alır. Arama motorlarının örümcekleri bu sayede siteyi daha hızlı gezme imkanı bulur.

Bonus Bilgi: Google Dance Nedir?

Google Dance Nedir?
Özellikle son bir kaç yıl içerisinde arama motorları neredeyse 3-4 ayda bir güncellemeler yayınlamıştır. Bu güncellemeler ile tüm siteler sıralamalarında dalgalanmalar yaşar. Bu da Google dance, yani dalgalanma anlamına gelir. [info title="Bilseniz İyi Olur!" icon="info-circle"] SEO’yu anlatırken, analizler sunarken sürekli doğal yapılar üzerinde durmaktayız. Google doğal olmayan yollarla link alan siteleri cezalandırmaktadır. [/info]

Grand Theft Auto III (GTA 3)
Grand Theft Auto III, DMA Design tarafından geliştirilmiş, Rockstar Games tarafından piyasaya sürülmüş video oyunudur. Serinin üçüncü oyunudur. İlk kez 22 Ekim 2001'de yayımlanmıştır. Serinin üçüncü ana oyunudur. New York örnek alınarak tasarlanmış Liberty City adlı kurgusal şehirde geçer...
[update title="Hile nasıl aktif edilir?" icon="info-circle"] GTA 3 PC hile kodlarını oyunda aktifleştirmek için aşağıdaki hile kodlarını oyun esnasında yazınız. [/update]

GTA 3 Hileleri
Hile Etkisi Tuş Kombinasyonu
Tüm Silahlar GUNSGUNSGUNS
Kıyafetiniz Değişir ILIKEDRESSINGUP
Çılgın İnsanlar ITSALLGOINGMAAAD
$250,000 Para Verir IFIWEREARICHMAN
Sağlık GESUNDHEIT
Çelik Yelek TORTOISE
İnsanlar Sizden Nefret Eder NOBODYLIKESME
Herkese Silah Verir WEAPONSFORALL
Görünmez Arabalar ANICESETOFWHEELS
Arabaların Yerçekimi Azalır CHITTYCHITTYBB
Arabada Hızlı Dönüşler CORNERSLIKEMAD
Daha Fazla Kan NASTYLIMBSCHEAT
Polis Aranma Seviyesi Düşürür NOPOLICEPLEASE
Polis Aranma Seviyesi Arttırır MOREPOLICEPLEASE
Tank Verir (Rhino) GIVEUSATANK
Tüm Araçlar Patlar BANGBANGBANG
Bulutlu Hava ILIKESCOTLAND
Tüm Araçlar Patlar BANGBANGBANG
Bulutlu Hava ILIKESCOTLAND
Yağışlı Hava ILOVESCOTLAND
Sisli Hava PEASOUP
Hava Düzelir SKINCANCERFORME
Saat Hızlanır MADWEATHER
Oyun İçindeki Zaman Hızlanır TIMEFLIESWHENYOU
Oyun Yavaşlar BOOOOORING
[warning title="Önemli Uyarı" icon="exclamation-triangle"] Hileleri aktif ettiğinizde oyundaki bazı başarımları (achievements) kazanmanız engellenebilir. [/warning]

Grand Theft Auto III'ün Hikayesi

Grand Theft Auto III (GTA 3)

Liberty City'ye hoş geldiniz. Her şeyin başladığı yer. Vakti zamanında büyük beğeni toplayan gişe rekorları kıran Grand Theft Auto III, Liberty City'nin karanlık ve keyifsiz yeraltı dünyasına hayat veriyor. Devasa ve çeşitli bir açık dünya, hayatın her kesiminden vahşi bir karakter kadrosu ve istediği zaman keşfetme özgürlüğü ile Grand Theft Auto III, karanlık, merak uyandıran ve acımasız suç dünyasını parmaklarınızın ucuna getiriyor.

Claude oyundaki ana karakterimizdir. 1992 yılından beri beraber olduğu sevgilisi Catalina ile birlikte Liberty City'de bir banka soymayı planlar. Soygun gerçekleştirilip bankadan paralar alınır, ancak Catalina parayı Claude ile bölüşmek istemez ve Claude'u bankanın önünde vurarak ihanet eder. Bu ihaneti unutamayan Claude ise Catalina'dan intikamını almak ister. Liberty City'de birçok mafyaya hizmet ederek kimi zaman kiralık katil olarak çalışır, para kazanır. Amacı, kız arkadaşı Catalina'yı bulup yaptıklarını ödetmektir. Zaman içerisinde de büyük suikastler ve hırsızlıklar yapar, şehirde adını duyurur. Oyun bu olaylar çerçevesinde şekillenmiştir.

Steam Üzerinden Grand Theft Auto III (GTA 3) Satın Alın

Grand Theft Auto III (GTA 3) PC Sistem Gereksinimleri

Teknik Özellikler
Minimum Gereksinimler
İşletim Sistemi Microsoft® Windows® 2000/XP
İşlemci Pentium III® 450 MHz CPU
RAM Bellek 96 MB RAM
Ekran Kartı 16 MB Direct 3D Video Card
DirectX Version Microsoft DirectX® 8.1
Depolama 500 MB
[info title="Önemli Bilgi" icon="info-circle"] Zamanla indirilebilir içerik ve programlama değişiklikleri bu oyun için sistem gereksinimlerini değiştirecektir. Güncel uyumluluk bilgileri için lütfen donanım üreticinize ve support.rockstargames.com adresine başvurun. Mobil yonga setleri, entegre ve AGP grafik kartları gibi bazı sistem bileşenleri uyumsuz olabilir. Listelenmemiş spesifikasyonlar yayıncı tarafından desteklenmeyebilir. [/info] [update title="Diğer Gereksinimler" icon="info-circle"] İnternet üzerinden tek kullanımlık ürün anahtarı kaydı gereklidir; kayıt, ürün anahtarı başına bir Rockstar Games Social Club hesabı (13+) ile sınırlıdır; herhangi bir zamanda Social Club hesabı başına yalnızca bir bilgisayarda oturum açmaya izin verilir; ürün anahtarı kullanıldıktan sonra devredilemez; Social Club hesapları devredilemez. [/update]

Grand Theft Auto III (GTA 3) Haritası

Grand Theft Auto III (GTA 3) Liberty Şehrinin Haritası
Grand Theft Auto III Liberty Şehrinin Haritası

Author Name

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.