Harun İstenci
Harun İSTENCİ
Kurucu ve Yönetici
 1997 yılında İstanbul'da dünyaya geldi ve memleketi Kastamonu. Çocukluğundan bu yana bilgisayar sistemleri üzerinde çalışıyor ve internet üzerinde içerik üretiyor...

Kişisel Web Sitesi: harunistenci.com

Öne Çıkan Şehirler

İstanbul
Sivas
Safranbolu
Kastamonu
Eskişehir
Edirne
Denizli
A320 Ailesi Aero Spacelines Afyonkarahisar Airbus Akıllı TV'ler Aliya İzzetbegoviç Almanya Amasya Android Android TV Ankara Antik Kent Antivirüs Antonov Araç Arkadaşlar Arkeoloji Avrupa AWACS Aydın Aydın Çufaoğlu Ayvalık Azdavay Baden-Württemberg BAE Systems Balıkesir Basın Açıklaması Bedesten Bergama Beşiktaş Beyoğlu Bilecik BioShock Blog Blogger Boeing Bolu Bombardier Bosna Hersek Breguet Bursa Cami Cide Concorde CSS Eğitimleri Çamlıca Tepesi Çarşı Çeşme Çevre Defender Denizli Doğa Douglas Aircraft Company EADS Edirne Efes Eğitim Eğlence Eminönü Erasmus Erzincan Eskişehir Fatih Fokker Fransa Galeri Gar Gebze Göl Göynük Grand Theft Auto Guppy Gürün Haber Hamam Han Harun İstenci Havacılık Hayvanlar Heidelberg Heykel Ilgaz Ilyushin İğdir İnsanlar İnternet İsmail Ulukaya İstanbul İstenci Developer İstenci Education İstenci Security İstenci SEO İstenci Studios İşletim Sistemleri İzmir İzmit Jumbo Jet Kadıköy Kale Kanyon Karaağaç Karabük Karşılaştırma Kartepe Kastamonu Kemaliye Keşfet Kilise Kocaeli Konak Konya Köprü Kule Külliye Küre Linus Torvalds Linux Lockheed Lockheed Martin Ludwigshafen Maltepe Mannheim Marmaris McDonnell Douglas Medrese Merak Edilenler Microsoft Moda Motivasyon Muğla Muhammet Ali Sağlar Müze Nedir Ortaköy Osmangazi Oyun Oyunlar Paris PC Saat Kulesi Safranbolu Sakarya Salgın Sapanca SEO Siber Güvenlik Sivas Sivrihisar Siyaset Sorun Çözümü Strasbourg Stratolaunch Suhoy Sukhoi Süpersonik Şelale Şile Tarih Tarihe Yön Verenler Taşköprü Trakya Tupolev Türbe TV TV Kutuları Ubuntu Uçaklar United Aircraft Coorparation Üsküdar Veba Vickers Vickers-Armstrongs Limited Video Web Tasarım Wilfrid Voynich Windows Windows 11 Windows10 Windows7 WooCommerce WordPress Yardım ve Destek Yazılım Yelken Yerler Yollar Yurt dışı

Kara Veba: En Ölümcül Salgın

Bu amansız hastalığın zulmünü anlatmaya nereden başlasam bilmiyorum. Hastalığa şahit olan neredeyse herkes kedere gömülüyordu. Böylesine korkunç bir şeyi anlatmaya insanın dili varmıyor. Bu dehşeti yaşamayanların gerçekten kutsanmış olduğunu söyleyebilirim. Hastalığa yakalananlar hemen ölüyordu; koltuk altları ve kasıkları şişiyor, konuşurken birden bire ruhunu teslim edenler oluyordu. Babalar çocuklarını, karıları kocalarını terk ettiler; kardeşler birbirlerine sırt çevirdiler. Hastalığın nefes ya da bakış yoluyla bulaştığına inandıklarından herkes birbirinden kaçmaya başladı. Yine de kurtulamadılar ve ne para ne de dostluk uğruna tabutları taşıyacak birileri bulunabildi.

Yukarıda okuduğunuz paragraf İtalya'nın Siena şehrinde yaşayan bir tarihçi olan Agnola Di Tura'nın sözleridir. 1300'lü yılların ortalarında şahit olduğu korkunç bir salgından bahsediyor: Kara ölümden! Yakaladığı 5 kişiden 4'ünü öldüren, sadece Avrupa'da; nüfusun %40'ı ila %50'sinin ölümüne yol açan, tarihin gördüğü en ölümcül salgından.

[info title="Veba Nedir?" icon="question-circle"] Kara Veba olarak da bilinen Kara Ölüm, insanlık tarihinde kaydedilen en ölümcül salgındır. Avrasya ve Kuzey Afrika'da 75-200 milyon kadar insanın ölümüne yol açtı. Yersinia pestis bakterisinin neden olduğu bir hastalık, veba idi. [/info]

Veba (Kara Ölüm) Salgını Nasıl Yayıldı?

Veba (Kara Ölüm) Salgını Nasıl Yayıldı?

Kara Veba, 1300'lerin ortasında, özellikle Asya ve Avrupa'da inanılmaz bir kaosa ve ölümlere yol açmış, sonrasında kültürel ve siyasi düzeni de kökünden etkilemiş bir salgındı. 1347 yılında İtalya'nın Messina şehrinin limanına yanaşan, 12 tane ticaret gemisini karşılayan insanlar büyük bir şok yaşamışlardı. Gemilerin içindeki denizcilerin büyük bir çoğunluğu ölmüş, kalanlar ise vücutlarında ki şişler ve yaralarla ağır bir hastalık geçiriyorlardı. Şehrin yöneticileri hemen bu gemileri içindekilerle birlikte limandan uzaklaştırdılar, fakat artık çok geçti. Sonraki yaklaşık 5 yıl içinde Avrupa nüfusunun yarısını öldürecek virüs artık yayılmaya başlamıştı.

Virüsün yayılmasında bu tip ticaret gemileri en büyük etkendi. Hastalığın, pirelerin kanında ortaya çıkıp, bu pirelerin kara sıçanlar aracılığıyla taşınması sonucu yayıldığı ve şiddetli şekilde öksüren hastaların saçtığı kanlı damlacıklarla hızla arttığı düşünülüyor. Bu hastalık nedeniyle insanların kasıklarında ve koltuk altlarında çıkan büyük ve kötü kokan yaralardan iltihap akıyordu. Bir şehri bir kaç gün içerisinde kırıp geçirebiliyordu, bir aileyi ise saatler içerisinde öldürebiliyordu.

Veba'nın Yayılmasında Türklerin Rolü

Veba'nın Yayılmasında Türklerin Rolü
Hastalığın yayılmasında diğer bir etken ise Moğollardı, 1346'da bir Türk Moğol hanlığı olan Altın Orda Devleti Karadeniz'in kuzey kıyılarında bir liman şehri olan Kefe'ye saldırdı, şehri kuşatıp uzun bir sefere hazırlanmışlardı ki, Kara Ölüm (Veba) onları arkalarından vurdu.

Tarihin İlk Biyolojik Savaşı

Türk Moğol hanlığı olan Altın Orda Devleti - Kara Veba, Tarihin İlk Biyolojik Savaşı: Kefe Savaşı

Ne olduğunu anlayamadan askerleri ölmeye ve kuşatma alt üst olmaya başladı, ardından gerçekleşen olay ise biyolojik savaşın bilinen ilk örneğidir; Şehirden çekilip doğuya dönmek üzere olan Altın Orda'lılar askerlerinin hastalıklı ölü bedenlerini mancınıklarla Kefe'nin duvarlarından içeri attılar. Şehrin sakinleri hızla ölü bedenlerden kurtulmaya çalışsa da iş işten geçmişti. Bu şekilde Veba birden bire Avrupa'yı vurdu. Asya'dan Avrupa'ya gelmesi 15 yıl kadar süren vebanın Avrupa'yı kırıp geçirmesi 5 yıldan az sürecekti.

Salgının Yayılmasının Batıl Nedenleri

Veba doktorları tarafından giyilen kıyafetler.
Veba doktorları tarafından giyilen kıyafetler.

Bugün hava yolu ile veya pire ve sıçan gibi hayvanların ısırığı ile yayıldığını bildiğimiz bu hastalığı o zamanlar bir çok insan anlayamamıştı, nereden geldiğini, nasıl yayıldığını bilmiyorlardı. O nedenle oldukça fazla batıl neden bulunuyordu; Paris'te mesela dönemin profesörleri bu hastalığa Satürn, Mars ve Jüpiter'in Kova burcunda birleşmesinin neden olduğunu öne sürmüşlerdi. Bu gezegenler Dünya'da ki sıcak, kuru ve zehirli bir havaya neden olmuş ve bu havayı soluyan hiç kimsenin şansı yoktu.

Salgının Yayılmasının Batıl Nedenleri

İnsanlar kara ölümün ana sorumlusu olduğunu düşündüklerinden duş almayı bıraktılar. Çünkü duş, gözenekleri açarak vücudu bu zehirli havaya maruz bırakıyordu. Odalarını zehirli havanın gelmesini engelleyen kalın duvar halılarıyla kaplayarak, kendilerini buralara kapattılar. İlletin kötü kokusundan korunmak için; çiçek demetleri ve koku keseleri taşımaya başladılar, fakat bunların hiçbiri onları koruyamadı.

Kara Ölüm'de Yahudilerin Rolü Nedir?

Kara Ölüm'de Yahudilerin Rolü Nedir?

Tabi birde bunun Tanrı'nın gazabı olduğuna inananlarda çoğunluktaydı, insanlar günahları için cezalandırılıyordu onlara göre, bunun için kurbanlar adamaya ve sorumlu aramaya başladılar, hedeflerinde de Yahudi'ler vardı; Mistik Kabala ve Kara Büyü öğretisiyle ilişkili olduklarına dair bir kanı yerleşmiş olduğu için o dönemde Avrupa'da yaşayan 2 buçuk milyon Yahudi, büyücülük ve kötü amellerin başlıca sorumlusu olarak görülüyordu. Organize bir şekilde Yahudiler öldürüyor veya yerlerinden ediliyor, göçe zorlanıyordu. Sonunda Yahudi bir kadına aşık olan Polonya Kralı Kasimir (II. Jan Kazimierz Waza), tüm Yahudileri ülkesine kabul etmiş ve Yahudiler, Holokost'a (Yahudi Soykırımı veya Ha Şoa) kadar burada yaşayacaklardı.

[info title="Holokost Nedir?" icon="question-circle"] Holokost, Yahudi Soykırımı veya Ha Şoa, Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Almanyası döneminde, Heinrich Himmler'in liderliğindeki SS güçleri tarafından işgal edilen sınırlar içerisinde yaklaşık tam sayı bilinmese de tahmini ve farklı kayıtlar göz önünde bulundurularak ulaşılan ortalama sayı olan 6 milyon Yahudi'nin sistemli bir şekilde öldürüldükleri soykırım. [/info]

Veba (Kara Ölüm) Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Veba (Kara Ölüm) Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Veba hastalığının belirtilerine ve nasıl seyrettiğine gelirsek. İlk olarak ağır bir soğuk algınlığı gibi kendini gösterir, ardından sadece bir kaç saat içinde enfekte olan lenf bezlerinin etrafında o zaman Tanrı'nın İzleri adı verilen; yuvarlak, kırmızı döküntüler çıkmaya başlamış.

Veba (Kara Ölüm) Hastalığının Seyri

Bir-iki gün içerisinde, lenf bezlerinde Bubo adı verilen bir elma büyüklüğüne kadar ulaşabilen şişler ortaya çıkar, bu şişler oldukça siyahtırlar ve kısa sürede kötü kokulu bir iltihap akmaya başlar, ardından iki-üç gün içerisinde, septik şok ile birlikte zatürre (Pnömoni) baş gösterir. Hemen ardından solunum yetmezliği ile birlikte iki ila dört gün içinde hasta hayatını kaybeder. Kronik rahatsızlığı bulunanlar veya bünyeleri zayıf olanlarda bu belirtiler o kadar hızlı gelişiyordu ki, kimi zaman sağlıklı bir şekilde yatan kişiler, sabaha maalesef ölebiliyordu.

O Dönemlerde Veba (Kara Ölüm) Hastalığından Kurtulma Yöntemleri ve Zararları

O dönemlerde etkili bir tedavide yoktu. Hekimler hastaların kanlarını çekme veya şişlikleri patlatarak iltihabı boşaltma gibi yöntemler uyguluyordu ama elbette bir faydası olmamıştı. Ayrıca herkes panik halinde sadece bakışarak bile bulaştığını düşündüğü için hekimler sık sık hastaları görmeyi reddediyordu, rahipler insanlara günah çıkarmayı evlerinde yapmalarını söylüyordu, tüm ticaret yerleri kapanıyordu, kırsal kesimlere göç başlamıştı. Fakat bu hastalık inekler, koyunlar ve tavuklara bile bulaştığı için kaçacak bir yerde yoktu. Hatta o kadar fazla koyun ölmüştü ki Avrupa'da uzun süre yün krizi yaşanmıştı.

Veba (Kara Ölüm) Nasıl Etkisini Kaybetti?

Veba (Kara Ölüm) Nasıl Etkisini Kaybetti?

Kara Ölümün nasıl etkisini kaybettiği konusunda tam bir fikir birliği yok. Ancak tarihte organize bir şekilde, ilk kez karantina uygulaması o dönemde başlamıştı ve bunun gerçekten etkili olduğuna inanılıyor. Bu arada İtalya'da ilk olarak tirentino, yani 30 günlük bir kısıtlama ile hastaneye kapatılıyordu insanlar. Ardından İtalyanca'da “kırk” anlamına gelen “quarantena”, yani “kırklık” anlamına gelen Karantina ile bu süre 40 güne çıkarılmıştır. Karantina aslında 40 günlük kısıtlama için kullanılan bir yöntemdir, ancak kelime anlamından bağımsız olarak döneme ve hastalığa göre değişebilmektedir.

Veba (Kara Ölüm) Günümüzde de Var mı?

Veba (Kara Ölüm) Günümüzde de Var mı?

Tabi Kara Ölüm tamamen kaybolmuş değil. Etkisini büyük ölçüde yitirmiş olsa da bu virüs hala aramızda. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre hâlâ yılda 1000 ila 3000 kişi 1300'lerden kalma bu hastalığa yakalanmaktadır.

Dünya Tarihinde Salgınlar

Dünya Tarihinde Salgınlar

Kısacası dünya tarihi bu tip karanlık salgınlarla dolu, bu salgınlar ile dünyanın her anlamda ekseni değişmiştir. Bu günde gördüğümüz üzere; tüm alışkanlıklarımızı değiştiren, aslında insanlığın gelişimine de büyük sekte vuran olgulardır bu salgınlar. İşte tamda bu nedenle, tüm uzmanlarında sürekli uyardığı gibi, bu tip salgınlara her zaman hazırlıklı olmalıyız. Umarım içinde bulunduğumuz salgını da en düşük hasarla atlatarak en kısa süre de Dünya olağan akışına dönebilir.


Bu içerik Harun İstenci tarafından aşağıda belirtilmiş olan kategoriler altında oluşturulmuş ve yayınlanmıştır. İçeriğin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur. | İstenci Systems
Yazar Bilgisi: Harun İstenci Hakkında
Harun İstenci Hakkında
1997 yılında İstanbul'da dünyaya geldi ve memleketi Kastamonu. Çocukluğundan bu yana bilgisayar sistemleri üzerinde çalışıyor ve internet üzerinde içerik üretiyor...
Harun İstenci Resmi Web Sitesi Hakkında Daha Fazla >

14. yüzyılda, özellikle Avrupa'da inanılmaz bir kaosa ve ölümlere yol açan, tüm kültürel ve siyasi düzeni de kökünden etkileyen Veba salgını nedir?

Etiket: , ,

Yorum Gönder

Yorum alanı herkese açıktır. Olağan dışı bir yorum algılandığında topluluk politikalarımız gereğince 24 saat içinde kaldırılacaktır.

[disqus][blogger]

Author Name

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.