Harun İstenci
Harun İSTENCİ
Kurucu ve Yönetici
 1997 yılında İstanbul'da dünyaya geldi ve memleketi Kastamonu. Çocukluğundan bu yana bilgisayar sistemleri üzerinde çalışıyor ve internet üzerinde içerik üretiyor...

Kişisel Web Sitesi: harunistenci.com

Öne Çıkan Şehirler

İstanbul
Sivas
Safranbolu
Kastamonu
Eskişehir
Edirne
Denizli
A320 Ailesi Aero Spacelines Afyonkarahisar Airbus Aliya İzzetbegoviç Almanya Amasya Ankara Antik Kent Antonov Araç Arkadaşlar Arkeoloji Avrupa AWACS Aydın Aydın Çufaoğlu Ayvalık Azdavay Baden-Württemberg BAE Systems Balıkesir Basın Açıklaması Bedesten Bergama Beşiktaş Beyoğlu Bilecik Blog Boeing Bolu Bombardier Bosna Hersek Breguet Bursa Cami Cide Concorde CSS Eğitimleri Çarşı Çevre Denizli Developer Doğa Douglas Aircraft Company EADS Edirne Efes Eğitim Eğlence Eminönü Erasmus Erzincan Eskişehir Fatih Fokker Fransa Galeri Gar Gebze Göl Göynük Guppy Gürün Haber Hamam Han Harun İstenci Havacılık Hayvanlar Heidelberg Heykel Ilgaz Ilyushin İğdir İnsanlar İnternet İsmail Ulukaya İstanbul İşletim Sistemleri İzmir İzmit Jumbo Jet Kadıköy Kale Kanyon Karaağaç Karabük Karşılaştırma Kartepe Kastamonu Kemaliye Keşfet Kilise Kocaeli Konak Konya Köprü Külliye Küre Linus Torvalds Linux Lockheed Lockheed Martin Ludwigshafen Maltepe Mannheim Marmaris McDonnell Douglas Medrese Merak Edilenler Microsoft Moda Motivasyon Muğla Muhammet Ali Sağlar Müze Nedir Ortaköy Osmangazi Paris Safranbolu Sakarya Sapanca Sivas Sivrihisar Siyaset Sorun Çözümü Strasbourg Stratolaunch Suhoy Sukhoi Süpersonik Şelale Şile Tarih Tarihe Yön Verenler Taşköprü Trakya Tupolev Türbe Ubuntu Uçaklar United Aircraft Coorparation Üsküdar Vickers Vickers-Armstrongs Limited Video Wilfrid Voynich Windows Windows10 Windows7 Yazılım Yelken Yerler Yollar Yurt dışı

Kastamonu Müzesi
 Kastamonu'da İttihat ve Terakki Cemiyeti için yeni bir bina inşa edilmesi 1915-16 yılında kararlaştırılmış, binanın temeli 1916-17 yılında dönemin valisinin ve diğer ileri gelenlerin katıldığı bir törenle atılmıştır. İnşaatın ne zaman tamamlandığı bilinmemekle birlikte, 1923 yılının Şubat (Safer) ayında "Memleket Yurdu" adıyla anılan binanın, tamamlanan kısımlarının kullanıma açıldığı tarihi kaynaklardan anlaşılmaktadır. Tamamlanamayan bölümlerin kış gelmeden tamamlanması için dönemin valisi, Vilayet İdare Meclisi'nden Lütfü Bey ile Muhasebe Başkatibi İsmail Efendi, Nafua Mühendisi Ruhi Bey ve Memleket Yurdu Reisi Fazıl Berki Bey'den oluşan bir komisyon kurdurmuştur. Aynı yılın Mayıs (Cemaziyelevvel) ayına ait bir gazetede yer alan bir haberden "bir sene evvel hizmete giren Türk Yurdu'nun Türk Ocağı'na dönüştürüldüğü" öğrenilmektedir...
Kastamonu Müzesi
 İstiklal Savaşı ve daha sonraki yıllarda Kastamonu Gençlik Teşkilatı, İstiklal Mahkemesi ve Cumhuriyet Halk Fırkası tarafından kullanılmıştır. Atatürk, 30 Ağustos 1925 tarihinde Kıyafet ve Şapka Devrimi'ni halka bu binada duyurmuştur. Daha sonra Özel İdare'ye devredilerek bir süre sinema salonu olarak kiralanmıştır. 1943'den 1950'ye kadar, Kastamonu çevresinden toplanan arkeolojik eserlerin deposu olarak kullanılan bina, 1950'de bazı tadilatlar yapılarak, Arkeolog Ahmet Gökoğlu'nun çabalarıyla Kastamonu Müzesi olarak hizmete açılmıştır.
Kastamonu Müzesi Bahçesi

Mermer Lahit

 Kastamonu, Araç ilçesi, Kavacık Köyü, Fındıcak mevkiinde 13.11.1971 tarihinde yapılan tümülüs kazısında açığa çıkarılmıştır.
Kastamonu Müzesi Lahit Mermer - Kastamonu, Roma Çağı
Kastamonu Müzesi Lahit Mermer - Kastamonu, Roma Çağı
 Mermerden yapılmış olan lahit sandukası 216 x 120 x 70 cm ebadında, kapağı ise 2,23 x 121 x 51 cm ebadındadır.

 Lahit içerisinde saçlı, elbiseli bir kadın iskeleti bulunmuştur.
Kastamonu Müzesi, Lahit Mermer içerisinde bulunan kadın iskeleti.
 İskeletin baş hizasında içi kemiklerle dolu bohçaya rastlanmıştır. Bu da lahidin ikinci defa kullanıldığını göstermektedir. Ayrıca baş tarafında, üç adet pişmiş toprak ve biri kırık gözyaşı şişesi bulunmuştur.
Kastamonu Müzesi, Lahit Mermer içerisinde bulunan kadın iskeletinin ayak ucu.
 İskeletin ayak ucunda, ince dallardan yapılmış, çürümüş sepet içerisinde iki adet küçük, iki adet büyük, iki taraflı dört adet ağaç tarak ağaç tarak, iki adet ip eğirme aleti (kirman), biri kırık, biri sağlam ağaçtan ok, iki adet çürümüş ağaç saplı kıl fırça bulunmuştur.
Kastamonu Müzesi, Lahit Mermer içerisinde bulunan kadın iskeleti.
 Lahit, 6 ton ağırlığındadır.

Hitit Buluntuları

Kastamonu Müzesi, Hitit Buluntuları...
 1990 yılında bir grup Hitit madeni kabı, Delibeyoğlu Sırtı Ören yerinden Kastamonu Arkeoloji Müzesine getirilmiştir. Çeşitli formlardaki madeni kaplar içinde; 3 adet boğa başlı riton, 1 adet tripot, 1 adet situla, çok sayıda maşrapa ve çanak bulunmaktadır. Çanaklardan bir tanesinin üzerine repousse tekniği ile figüratif motifler işlenmiştir. Çanağın hemen ağız kenarında Hitit Hiyeroglif yazısı ile bir saray görevlisi olan "Taprammi" ismi okunmuştur. 1994 yılında burada yapılan temizlik çalışmaları sırasında; 1 adet mızrağı ve kalkanı olan tunç asker heykelciği, başka bir heykelciklere ait olması gereken elektrum mızrak ve üzeri grifon motifli tunç kalkan, iki adet altın kolye tanesi, kurşundan minyatür kepçe, demir ok uçları, içinde deniz minaresinin bulunduğu cam riton ve çok sayıda Hitit madeni kap parçaları bulunmuştur.  
Kastamonu Müzesi, Hitit İmparatorluğu Dönemi buluntuları.

Taprammi Çanağı

 Ağız kenarında hiyeroglif yazıtı bulunan çanağın gövdesinde dört adet kabartma bantlı bezeme vardır.
1. Bezeme Bantı; Kasenin dibine büyük rozet motifi işlenmiştir.
2. Bezeme Bantı; İkinci bant, 2,4 cm yüksekliğinde ve büyük rozet motifini çevrelemektedir. Arka ayakları üzerinde oturan iki adet grifon tarafından çevrelenen hayat ağacı motifi üçlü bir grup oluşturmuştur.
3. Bezeme Bantı; 2,7 cm yüksekliğinde "mızraklı av" ve "aslan boğa mücadelesi" konusu yansıtılmıştır.
4. Bezeme Bantı; Kasenin hemen omzunda olup, konu tamamen keçilerin, geyiklerin dolu olduğu bir kompozisyonla av sahnesi yansıtılmıştır. Frizin başlangıç noktasında, stilize hayat ağacının yanında bir avcı ve evcil bir geyik yer almaktadır. Avcı, yayını germiş ve atmaya hazır, önünde de hayvan sıraları hareket halinde betimlenmiştir.
Kastamonu Müzesi, Taprammi Çanağı.
 Kastamonu kasesinin üzerinde yer alan konular; av sahnesi, aslan ile boğa mücadelesi ve hayat ağacı kenarındaki grifondan oluşan üçlü grup, frizlerde düzenlenen kompozisyonu oluşturur. Yaşamdan ölüme kadar hayvan avlama geleneği, an ve an takip edilerek yansıtılmıştır. Hayvanların farklı pozisyonları canlı bir şekilde yansıtılmış, kaçan, çiftleşen, ölmüş, can çekişen, canlı bir sahne ile iki aslan mücadelesi, iki aslan arasında bir boğa ve yine aslan ile boğanın canlı mücadelesi yansıtılmıştır.

Kınık-Delibeyoğlu Sırtı Ören Yeri Tabakaları

I. Tabaka: Günümüzden 4500 - 4000 yıl kadar eskiye inen ilk yerleşim ana kaya üzerine kurulmuştur. Taş temelli odalar içinden ocak kalıntıları ile çakmak taşından kesici ve kazıyıcı aletler, taş baltalar, kemik deliciler ve el yapımı çanak-çömlek parçaları ele geçmiştir.
Kastamonu Kınık-Delibeyoğlu Sırtı Ören Yeri Tabakaları, kesici ve kemik delici aletler...
II. Tabaka (MÖ. 2500-2000 / 1900): İki ayrı mimari evreye sahiptir. En erken tabaka (II-I. tabaka) basit toplama taşları ile inşaa edilen işçilik ve depo odaları ile fırın kalıntıları çevresinden pota, kırma-ezme ve öğütme taş aletleri, cüruf kalıntıları ve tunç eserler ele geçmiştir. Başka bölgelerde benzeri bulunmayan fırın tipleri, Kastamonu'nun en eski metal ergitme fırınlarıdır. Kınık, zengin maden yataklarının bulunduğu bir bölgededir. Kınık halkı, fırınlarda ergittiği hammaddeyi yakın çevresinden belki de Küre bakır yataklarından temin etmekteydi. Madenciliğin yanı sıra tarım, hayvancılık ve dokumacılıkta da uğraşıldığı anlaşılmaktadır. Çanak-çömlek el yapımıdır. II-I. tabaka, Orta Anadolu ve Orta Anadolu'nun kuzeyi özellikle Kızılırmak Kavsi içindeki Erken tunç Çağı yerleşimleriyle paralel bir kültüre sahiptir. Bu kültür birliğine rağmen burada yerel bir kültürün varlığından söz edilebilir.
Kastamonu Kınık-Delibeyoğlu Sırtı Ören Yeri Tabakaları, çanak-çömlek.
 Geç tabakada (II-2. tabaka), anıtsal bir yapı açığa çıkartılmıştır. Kale şeklindeki doğu dış duvarı, şimdilik 63 metre uzunluğunda, 2,5 metre kalınlığında ve 3 metre yüksekliğinde korunmuştur. 11 metre genişliğindeki anıtsal yapının 6 odası açığa çıkartılmıştır. II. tabakanın geç safhası, erken safhanın devamı niteliğinde olup her iki tabaka kültürel birliğe sahiptir. II-I. tabaka genellikli el yapımı kapların yanı sıra çark yapımı kaplar, bu tabakanın MÖ. III. Bin sonları ile MÖ. II Binin başlarına tarihlendirilmesine yardımcı olmaktadır.
Kastamonu Kınık-Delibeyoğlu Sırtı Ören Yeri Tabakaları, çanak-çömlek.
III. Tabaka (MÖ. I. Binin İlk Yarısı): Frig Dönemine aittir. Çok sayıda demirden mızrak ucu, ok ucu, deliciler, bıçak ve orak ele geçmiştir. Ayrıca, kemik deliciler, iğneler, dini sembolize eden çok sayıda kemik amuletler ile dokumacılıkta kullanılan dokuma tezgah ağırlıkları ve ağırşaklar ele geçmiştir. Boyalı ve tek renkli çanak-çömlek çark yapımıdır. Boya bezeme geometrik desenlerden oluşmaktadır.
Kastamonu Kınık-Delibeyoğlu Sırtı Ören Yeri Tabakaları, renkli çanak-çömlek.

Müze içerisinde sergilenen diğer tarihi kalıntılar;

Tekne Biçimi Lahit, Pişmiş Toprak, Roma Çağı - Kastamonu Müzesi
Tekne Biçimi Lahit, Pişmiş Toprak, Roma Çağı - Kastamonu Müzesi
Claudius Asklepiades için onurlandırma - Roma Dönemi - Kastamonu Müzesi
Claudius Asklepiades için onurlandırma - Roma Dönemi
  Seçkin bir şekilde yaşlılığa erişen ve kent tarafından vatandaşlık hakkı ve geruşla (yaşlılar meclisi) üyeliği ile onurlandırılan Claudius Asklepiades'i oğulları Claudius Sostratos ve Claudius onurlandırdı.
Pişmiş Toprak Lahit - Kastamonu Müzesi
Pişmiş Toprak Lahit - Kastamonu Müzesi
Eski Tunç Çağı (M.Ö. 3000 - 2000) Kastamonu Müzesi
Eski Tunç Çağı (M.Ö. 3000 - 2000) Kastamonu Müzesi
Adak Heykelleri - Kastamonu Müzesi
Adak Heykelleri - Kastamonu Müzesi
Yassı Baltalar - Kastamonu Müzesi
Yassı Baltalar - Kastamonu Müzesi
Bardaklar - Kastamonu Müzesi
Bardaklar - Kastamonu Müzesi
Samsun - Dündartepe Eserleri - Kastamonu Müzesi
Samsun - Dündartepe Eserleri - Kastamonu Müzesi
 29.08.1951 tarihinde Samsun - Dündartepe kazısından çıkarılan eserler o tarihlerde Samsun'da müze bulunmadığından bölge müzesi olan Kastamonu Müzesine getirilmiştir. Eserler, E.T.Ç. ve Hitit dönemine aittir.
Antropomorfik Vazo - P.T. (İnsan Biçimli Vazo) Taşköprü - Kastamonu Müzesi
Antropomorfik Vazo - P.T. (İnsan Biçimli Vazo) Taşköprü - Kastamonu Müzesi
Cam Buluntular - Kastamonu Müzesi
Cam Buluntular - Kastamonu Müzesi
Kirkit ve Topuz Başı - Kastamonu Müzesi
Kirkit ve Topuz Başı - Kastamonu Müzesi

Kastamonu Tarihi

 Arkeolojik dönemler, Batı Karadeniz Bölgesi'nin merkezinde yer alan Kastamonu'da doğuda Sinop ve Çorum, güneyde Çankırı, batıda Karabük ve Bartın ile çevrelenmiş, kuzeyde ise Karadeniz doğal bir sınır oluşturmuştur.

 Bu bölgedeki arkeolojik çalışmalar kronolojinin Orta Paleolitik Dönemden itibaren başladığını gösterir. Özellikle yakın dönemde yapılan yüzey araştırmaları ise bu kronolojinin kesintisiz bir şekilde günümüze ulaştığını da göstermektedir.

 Bölgenin Tunç Çağı'nda, Hint Avrupa dili konuşan, Hititler ve Luvilerle akraba Palalara ev sahipliği yaptığı Hitit dini metinlerindeki Palaca anlatımlardan anlaşılmaktadır. M.Ö. 2. binde Kastamonu ve yakın civarında Hitit Uygarlığı'nın kültürel izlerini görmek mümkündür. Hitit İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla bölge bir müddet Frig hakimiyeti altında kaldıktan sonra, M.Ö. 7. yüzyılda Kimmer istilasına maruz kalmıştır. Lydia kralı Alyettes'in Kimmer tehlikesini ortadan kaldırmasından sonra Kroissos döneminde (M.Ö. 561 - 546), bölge Lydia egemenliğine girmiş, M.Ö. 546 yılından itibaren de bölgede Pers hakimiyeti başlamıştır.

 Demir Çağın'da ise bölge Paphşagonia olarak ilk kez Homeros'un İlyada Destanında karşımıza çıkmaktadır. Ünlü ozan Homeros'un İlyada adlı eserinde Paphlagonialıları Pylamenes ve oğlu Harpalion önderliğinde Akhalara karşı Truvalıların saflarında savaşan onurlu bir halk olduğu anlatılmaktadır.

 Bu dönemden sonra Paphlagonia Frig Satraplığına bağlanmıştır. Çeşitli yerel ve bölgesel krallıklar arasında el değiştiren Paphlagonia, M.Ö. 71 - 70 yıllarında kıyı kentlerinin Roma Komutanı Lucullus tarafından alınması ve M.Ö. 67 - 64 yılları arasında komutan Pompeus Magnus tarafından tüm bölgenin alınmasıyla Roma İmparatorluğu'nun sınırları içerisine girmiştir.

 Roma İmparatorluğu Döneminde günümüzde Taşköprü ilçesi sınırları içinde kalan Pompeiopolis en güçlü zamanını yaşamaya başlamıştır. Hatta belli bir süre Pompeiopolis Eyalet Başkenti konumuna yükselmiştir.

 Yine aynı dönemde Daday ilçesi sınırlarında kalan Aktaştekke köyündeki Zeus Bonitenos Tapınağı da bölgenin en önemli dinsel merkezlerinden biridir. Bölgedeki bu önemli Roma kentlerinin M.S. 325'ler itibariyle piskoposluk olarak temsil edilmesi bölgede Hristiyanlığın yayılmaya başladığını göstermektedir.

 Doğu Roma ve Türk İslam dönemi, Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasıyla oluşmaya başlayan Doğu Roma hakimiyeti içindeki bölgeye M.S. 7 - 9. yüzyıl arasında gerçekleşen Arap ve Sasani akınları oldukça zarar vermiştir. Bu akınların ardından Kastamonu adının tarih sahnesinde tekrar anılması 11. yüzyılın ortalarına rastlamaktadır.

 1071 tarihinde Malazgirt zaferiyle Türklerin Anadolu'daki hızla yayılmasından Kastamonu'da etkilenmiş ve 1071 - 1180 tarihleri arasında yönetimin devamlı el değiştirdiğini gördüğümüz bölgeye yapılan Türk akınlarının sıklaşması sonucu Çobanoğulları 1212 yılında hakimiyeti ele geçirmiştir.

 Osmanlı dönemi, Çobanoğulları'ndan sonra bir dönem Candaroğulları hakimiyetinde kalan Kastamonu, 1461 tarihinde Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı sınırlarına dahil edilerek imparatorluğun içinde büyük bir sancak olarak yerini almıştır.

 Osmanlı İmparatorluğu döneminde, idari taksimat bakımından, geçmişten gelen bir yönetim merkezi olma özelliğini sürdüren Kastamonu Sancağı, imparatorluğun geniş bir eyaleti olarak, cumhuriyete kadar idari merkez konumunu sürdürmüştür.

 Milli mücadele dönemi, Kastamonu, Türk İstiklal Savaşı sırasında en çok şehit veren illerden biri olmanın yanı sıra, ordunun silah, cephane ihtiyacının nakledildiği İstanbul - İnebolu - Ankara güzergahının güvenliğini de sağlamıştır.

 Kastamonu, İstiklal Savaşı'nda işgale uğramadı ancak işgal edilen vatan topraklarındaki yurttaşlarımızın acılarını paylaştı. Daima Milli Mücadele'nin destekçisi oldu. Ordunun lojistik ihtiyaçlarını karşıladı. Diğer yandan Ankara (2045) ve Konya (2316) ile birlikte en çok şehit ve gazi veren illerdendir.

Kastamonu Müzesi Nerede?


Bu içerik Harun İstenci tarafından aşağıda belirtilmiş olan kategoriler altında oluşturulmuş ve yayınlanmıştır. İçeriğin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur. | İstenci Systems
Yazar Bilgisi: Harun İstenci Hakkında
Harun İstenci Hakkında
1997 yılında İstanbul'da dünyaya geldi ve memleketi Kastamonu. Çocukluğundan bu yana bilgisayar sistemleri üzerinde çalışıyor ve internet üzerinde içerik üretiyor...
Harun İstenci Resmi Web Sitesi Hakkında Daha Fazla >

Kastamonu'da İttihat ve Terakki Cemiyeti için yeni bir bina inşa edilmesi 1915-16 yılında kararlaştırılmış, binanın temeli 1916-17 yılında dönemin valisinin ve diğer ileri gelenlerin katıldığı bir törenle atılmıştır. İnşaatın ne zaman tamamlandığı bilinmemekle birlikte, 1923 yılının Şubat (Safer) ayında "Memleket Yurdu" adıyla anılan binanın, tamamlanan kısımlarının kullanıma açıldığı tarihi kaynaklardan anlaşılmaktadır. Tamamlanamayan bölümlerin kış gelmeden tamamlanması için dönemin valisi, Vilayet İdare Meclisi'nden Lütfü Bey ile Muhasebe Başkatibi İsmail Efendi, Nafua Mühendisi Ruhi Bey ve Memleket Yurdu Reisi Fazıl Berki Bey'den oluşan bir komisyon kurdurmuştur. Aynı yılın Mayıs (Cemaziyelevvel) ayına ait bir gazetede yer alan bir haberden "bir sene evvel hizmete giren Türk Yurdu'nun Türk Ocağı'na dönüştürüldüğü" öğrenilmektedir...

Yorum Gönderme

Yorum alanı herkese açıktır. Olağan dışı bir yorum algılandığında topluluk politikalarımız gereğince 24 saat içinde kaldırılacaktır.

[blogger][disqus]

Author Name

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.